Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/1147 E. 2009/4046 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1147
KARAR NO : 2009/4046
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve ikinci bilirkişi kurulundan asıl rapordan başka üç kez de ek rapor alınmış, değerlendirmenin dava tarihi olan 2007 yılı resmi verilerine göre yapılması sağlanmış ise de alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Tamamı 1738 m2 olup 1388 m2 lik kısmı kamulaştırılan dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmında 60 yaşında 11 zeytin ağacı ile 2 yaşında 15 bağ omcası bulunduğu kıymet takdir komisyonu raporunda belirtilmiş ve bu husus bilirkişi kurullarının raporlarında da doğrulanmıştır.
Kamulaştırılan alan ve ağaçların cins, yaş ve sayıları taşınmazın büyük kısmının kapama zeytinlik niteliğinde olduğu izlenimini vermekte iken, mahkemece yapılan ilk keşif sonrasında fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda taşınmazın tarla olarak kullanıldığı saptanmış, birinci bilirkişi kurulu raporunda da bu niteliğe göre değerlendirme yapılmış, buna karşın ikinci keşfi takiben düzenlenen fen bilirkişisi raporunda kapama zeytinlik olduğu açıklanmış olduğu halde ikinci bilirkişi kurulu raporunda ve bu kurulun ilk ek raporunda açık tarım arazisi, ikinci ek raporda kısmen zeytinlik kısmen açık tarım arazisi olarak değerlendirilmiştir.
Diğer yandan birinci bilirkişi kurulu taşınmazda kuru koşullarda tarım yapıldığını belirlemiş, ikinci bilirkişi kurulu asıl ve ilk ek raporunda taşınmazda sulama yapılmadığını açıklamış iken üçüncü ek raporda sulu koşullarda tarım yapıldığını kabul ederek değerlendirme yapmıştır.
İkinci bilirkişi kurulunun asıl ve ek raporlarındaki değerlendirmelerde ortaya çıkan ve aynı bölgeden Yargıtay’a intikal eden dava dosyalarında rastlanmayan diğer bir çelişki ise kuru koşullardaki açık tarım arazisi değerinin (14,39 TL/m2) sulu koşullardaki değerden (10,01 TL/m2) yüksek belirlenmiş olmasıdır.
Kamulaştırılan taşınmazın kuru veya sulu, açık tarım arazisi veya tamamen veya kısmen kapama zeytinlik olduğuna ilişkin saptamalar ile kuru ve sulu koşullara göre belirlenen değerler arasında ortaya çıkan bu çelişkilerin hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde giderilmesi gerektiği düşünülmeden kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yöredeki zeytinliklerde dekar başına kaç zeytin ağacı bulunduğu İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulduktan ve taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı hususu -gerekirse keşif yapılarak- tespit edildikten sonra bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan çelişkileri de giderecek biçimde değerlendirme yapılan ek raporlar alınmalı, bu ek raporların bozma ilamına uygunlukları denetlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 13.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.