YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11648
KARAR NO : 2010/4990
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kalorifer dairesinin binanın dışına çıkarılarak uygun bir yere inşa edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; anataşınmazın bağımsız bölümlerinin projeye aykırı biçimde katı yakıtlı kalorifer sistemi ile ısındığını, sisteme ait bacanın dairesinin yanından geçtiğini, bacanın sıvasız olması nedeniyle çıkan dumanın evine sızdığını belirterek kalorifer kazanının bulunduğu yerden kaldırılmasını istemiş, mahkemece davalının oturduğu binanın zemin katında bulunan kalorifer kazanının kaldırılarak bina dışındaki arsaya masrafları kat maliklerinin arsa payı oranında katılarak yaptırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 24 bağımsız bölümlü kat mülkiyetli anataşınmazın yapı ruhsatları ile yapı kullanma izin belgelerinde binanın ısıtma sisteminin sobalı olarak gösterilmesine karşın davacı tarafından da imzalanan 08.01.1995 tarihli yönetim planının ikinci maddesinin (a) bendinde, “Bodrum kat projede kömürlük olarak gösterilmesine rağmen bölünmemiş, kalorifer kazan dairesi, kömürlük ve garaj olarak ayrılmıştır. Bunlar anagayrimenkullerin ortak yerlerindendir” şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının, Umut Yapı Kooperatifi Yönetimine hitaben yazdığı 17.05.2002 günlü yazıda da; kaloriferin devamından ve yakılmasından yana olduğunu belirttiği, 17 kat malikinin katıldığı 27.05.2007 günlü olağan kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararlara davacının muhalif kaldığı, oyçokluğu ile kaloriferlerin yanmasına devam edilmesinin kararlaştırıldığı, Belediye Başkanlığının 07.01.2008 günlü yazısından da kalorifer kazanının yerinin uygun olduğu ve yapı kullanma ruhsatı verildiğinin bildirildiği, yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda kalorifer kazan bacasının havalandırma boşluğundan, davacıya ait evin tuvalet ve banyo pencerelerinin önünden geçtiği ve buraları kapattığı, bacadan tuvalet ve banyoya duman sızma riskinin bulunduğu açıklandığı anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen tüm dosya kapsamından davacının önceden yapılmasına ve kullanılmasına muvafakat ettiği kendisinin de kullandığı kalorifer sisteminin kazan ve bacasının bulunduğu yerlerden kaldırılmasını istemesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gibi Kat Mülkiyeti Yasasının 42.maddesi çerçevesinde kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verilecek karar ile yapılabilecek değişiklikler için hakimin kat maliklerinin iradesi yerine geçerek karar veremeyeceği de gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan kalorifer kazanının mevcut şekliyle kullanılması halinde davacının ses ve dumandan rahatsızlığının giderilmesi için gerekli önlemlerin neler olduğu konusunda ek rapor alınarak bu önlemlere hükmedilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.