YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1201
KARAR NO : 2009/4840
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kütüğünde “23” olan doğum gününün “24” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 24.4.1941 doğumlu olmasına karşın nüfus kütüğünde 23.4.1941 olarak kayıtlı bulunduğunu, bu yanlışlık sebebiyle 40 yıldan beri yaşamakta olduğu Almanya İçişleri Bakanlığı kayıtları ile Türkiye’deki kayıtların birbirini doğrulamadığını, bu durumun mağduriyetine neden olduğunu ve Alman Sağlık Sisteminden yararlanma imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek doğum tarihinin 24.4.1941 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece nüfus kütüğündeki kaydın dayanak belgelerine uygun bulunduğu, kendisine verilen nüfus cüzdanında yazılı doğum tarihine göre nüfus kütüğündeki kayıtlar üzerinde düzeltme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 7. maddesine göre, resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. Yasanın bu buyurucu hükmü ile davacının dilekçesinde ileri sürdüğü haklı nedenler ile davacının, davasını her türlü delille kanıtlayacağına ilişkin dava dilekçesindeki beyanı da gözetilerek, davacının herkesçe bilinen ve aynı zamanda bir bayram günü olan 23 Nisanda mı yoksa ondan bir gün sonraki 24 Nisanda mı doğduğunun araştırılması bakımından delilleri sorularak bunlardan bildirdikleri toplanıp gerektiğinde varsa bu konudaki tanıkları da dinlendikten sonra oluşacak kanaat doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.