Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/12905 E. 2010/691 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12905
KARAR NO : 2010/691
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bozmaya uyulmuş ise de, alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
Bozma sonrası alınan bilirkişi ek raporunda 12 adet emsal incelenmiş, bunların bulunan değerlerinin ortalaması alınmış olup her bir emsalle dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri karşılaştırılmadan genel nitelikteki değerlendirme ile yetinilerek taşınmazın değeri belirlenmiştir. Ayrıca değerlendirmeye alınan emsallerin 10 adedi (3-12 arası emsaller) kat mülkiyetli anataşınmazda bulunan bağımsız bölümlerin satışı, iki adedi ise (1 ve 2. emsal) kargir ev ve altında dükkan bulunan taşınmazların satışıdır.
Kat Mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu yapılardaki bağımsız bölüm satışlarında binanın niteliği, inşaat kalitesi, bağımsız bölümlerin iç düzeni, cephesi vd. satış fiyatının belirlenmesinde etkili olup, ortak yerlerden yararlanma oranı dahi satış fiyatında dikkate alındığından bu gibi satışlarda binanın değeri satış değerinden düşülmüş olsa bile yanılgıya sebebiyet verecek nitelikte olduğundan arsa değerlendirmesinde emsal olamaz. Kaldı ki taşınmazın satış değerinden bina değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46.maddesinin son fıkrasında öngörülen usule uygun olarak da düşülmemiştir.
Ayrıca;
Bilirkişi kurulu raporunda emsal olarak incelenen 1. ve 2. sıradaki emsal taşınmazlar ise üzerinde tapu kaydına göre kagir ev ile altında dükkan bulunan kargir ev olup, binanın satış tarihindeki nitelikleri belirlenip o tarihteki Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki sınıfına göre değeri bulunup (yıpranma payı düşüldükten sonra) bu değerin toplam satış değerinden indirimi yapılarak somut emsalin m2 satış değerinin belirlenmesi gerekirken, satış bedelinin yalnızca zemine ait olduğunun kabulü ile buna göre emsal m2 değerleri belirlenmiştir.
Bu suretle hatalı değerlendirmeyi içeren raporun hükme esas alınamayacağının gözönünde bulundurulmamış olması, doğru görülmemiştir.
Mahkemece, Dairenin 10.02.2009 tarihindeki bozma ilamı gereğince emsal taşınmazlar tespit edilerek, bilirkişi kurulundan emsaller ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönleri ile bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlar ve her bir unsurun değere katkı oranlarını ayrı ayrı belirleyen ve dayanaklarını da gösteren değerlendirmeyi içeren rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.