YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13174
KARAR NO : 2010/6833
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalıya ait bağımsız bölümlerde diyaliz merkezi faaliyetinin durdurulması ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre kat maliklerinden her biri kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar verecek nitelikte tesis ve değişiklik yapamaz; ancak tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilecektir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden; somut olayda davalının kendisine ait olan zemin kattaki 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin ara duvarları yıkıp birleştirdiği, bu değişikliğin ana yapının taşıyıcı sistemini etkilemediği anlaşılmakta ise de; bağımsız bölümler arasındaki duvarların kaldırılmış olması anayapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişi raporunda “Deprem Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde gerekli inceleme ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, bu hususta bir mimar ve inşaat mühendisi ile statik konusunda uzmanlaşmış bir kişinin katılımıyla üç kişilik bir bilirkişi kurulu oluşturulup yeniden yerinde inceleme yapıldıktan ve davalının bağımsız bölümleri arasındaki kaldırılmış olan ara duvarların depreme dayanaklılığı olumsuz yönde etkileyip etkilemediği açıkça saptandıktan sonra; depreme dayanıklılığı olumsuz yönde etkilemediği sonucuna varıldığı takdirde bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- İcra ve İflas Yasasının 30. maddesinde bir işin yapılması (yerine getirilmesine) ilişkin ilamların ne şekilde infaz edileceği açıkça hükme bağlanmış olup; somut olayda mahkemece hükümle birlikte dava konusu edilen ortak yerlere davalının müdahalesinin önlenmesi ile kendisine tanınan süre içinde değişikliklerin projesine uygun (eski) hale getirmesine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken; ara kararı ile eski hale getirme için süre verilip bu sürede aykırılıkların eski hale getirilmediğinden bahisle projeye aykırılıkların masrafı davalıdan alınıp davacı tarafından eski hale getirilmesine karar verilerek infaz aşamasında yapılacak işleri de kapsar biçimde hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.