YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13210
KARAR NO : 2009/12889
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının nüfus kütüğüne kayıtlı … ve …’in annesi olmadığını ileri sürerek anne ismi olarak nüfus kaydında yazılı … isminin iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı … ile resmen evlenip boşandığını, bu evliliğinden herhangi bir çocuğu dünyaya gelmemesine rağmen …’in daha önce resmi nikah yapmadan yaşadığı bir kadından olan … ile … adındaki çocuklarını boşadığı eşi davacı … doğurmuş gibi nüfusa kayıt ve tescil ettirdiğini ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini, her iki çocuğun nüfus kütüğünde … olan anne adlarının silinmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, … ile …’in …’nin çocukları olmadığının tespitine, bu iki çocuğun nüfus kayıtlarında … olan anne adlarının silinmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, nüfus kaydı ve DNA raporu içeriklerinden … ve …’in anne adlarının … olarak nüfus kütüğünde kayıtlı bulunduğu, DNA raporuna göre de … ve …’ın …’nin çocukları olmadığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununa ve Nüfus Hizmetleri Yasasına göre açılan kayıt düzeltme davalarında hakim maddi ve hukuki gerçeği araştırıp doğru kayıt oluşturmak mecburiyetindedir. Dosya içeriğine göre; davalı ve aynı zamanda çocukların babası olduğu bildirilen … tarafından … ve …’ün annesinin kim olduğunun bilindiği belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece bu çocukların gerçek annelerinin de tespit edilip gerektiğinde bu kişinin davaya dahil edilmesinden sonra toplanacak deliller doğrultusunda silinecek anne adının yerine saptanacak gerçek annenin adının yazılması suretiyle nüfus kütüklerinde tam bir düzeltme yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.