Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/13216 E. 2010/712 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13216
KARAR NO : 2010/712
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 2007 yılı İl Tarım Müdürlüğü cetvelinde şeker pancarının dekara verimi 5000 kg, satış fiyatı 0,105 YTL, dekara ortalama üretim gideri 385,65 YTL olarak bildirildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda şeker fabrikası verileri alınmak suretiyle, ayrıca münavebeye alınan ürünlerin işlenmeden tarlada elde edildiği haliyle satışından sağlanacak gelir esas alınarak değerlendirilmesi gerekirken şeker pancarının fabrikada işlenmesinden sonra elde edilecek küspesinin de gelir kapsamına alınarak daha yüksek değere ulaşılan rapora dayanılarak fazla bedele hükmedilmesi,
2-Bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğday ve kuru fasulye samanının İl Tarım Müdürlüğü tarafından bildirilen ortalama satış fiyatları yerine buğday için Karaman Ticaret Borsası fiyatı, kuru fasulye samanı için ise rayiç fiyat esas alınarak yüksek değer belirlenmesi,
3-Bilirkişilerce değerlendirmeye alınan elma ürünü için Dairenin geri çevirme kararı sonrası Karaman İl Tarım Müdürlüğünden getirtilen 2007 yılı veri cetvelinde verim miktarı 1565 kg, satış fiyatı 0,60 YTL olarak bildirilmiş, dekara ortalama üretim gideri ise belirtilmemiştir. Yine Karaman İl Tarım Müdürlüğünden alınıp bilirkişi kurulunca rapora eklenen 2006-2007 sezonu elma verimi dekara 5000 kg, satış fiyatı 0,75 YTL ve dekara üretim gideri 1330,66 YTL olup İl Tarım Müdürlüğünce düzenlenen bu veri cetvellerinin birbirinden farklı ve çelişkili olduğu anlaşılmakla bu çelişkilerin nedeninin İl Tarım Müdürlüğünden yeniden sorulup giderilmesi ve 2007 yılı dekar başına elma üretim giderini gösteren cetvelin de getirtilmesi gerekir. Bu nedenle dava konusu taşınmazın kapama elma bahçesi kabul edilen 14.300 m2’lik bölümünün değerinin belirlenmesinde bu hususlar gözetilmeden elma veriminin 3500 kg, toptan satış fiyatının 0,47 YTL, üretim giderinin ise 1330,66 YTL olarak alınan ve satış fiyatı yönünden de İl Tarım Müdürlüğü yerine Karaman Ticaret Borsası elma fiyatına göre değerlendirme yapılan rapora itibarla hüküm kurulması,
4- Bilirkişi kurulu raporuna göre, tapu maliki …’e ait bölümde 30 yaşında 80 adet söğüt, tapu maliki …’e ait bölümde 30 yaşında 175 adet söğüt, tapu maliki …’e ait bölümde 30 yaşında 612 söğüt, tapu maliki …’e ait bölümde ise ekonomik ömrünü tamamlamış 1600 adet kavak ağacı bulunmaktadır. Kesim çağına gelmiş bu ağaçlar zaten davalı tarafça kesilip nakledileceğinden ve ayrıca bu ağaçların enkaz değerleri nihai net üretim gelirine eşit olduğundan zemine artı değer katkıları yoktur. Bu nedenle sözü edilen kavak ve söğüt ağaçlarına herhangi bir değer verilmesinin söz konusu olamayacağı gözetilmeden değer takdir edilerek zemin değerine eklenmesi,
5- Bilirkişi kurulu raporunda tapu maliki …’e ait bölümdeki 6 yaşında 470 adet elma ağacının kapladığı alan kapama elma bahçesi olarak değerlendirildikten sonra üzerinde bulunan elma ağaçları için ayrıca kesim ve nakliye bedeli hesaplanıp tespit edilen bedele eklenerek fazlaya hükmedilmesi,
6- Kıymet takdir raporuna göre enkaz mal sahibine bırakıldığı halde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 5 yaşındaki kavak ağaçları ile 20 yaşındaki ceviz ağaçlarından makul oranda enkaz bedeli indirilmemiş olması,
7- Bilirkişi kurulu raporlarına göre, tapu maliki …’e ait olan bölümün 7.000 m2’si açık tarladır. Açık tarla olan bu bölümde birinci bilirkişi kurulu raporunda 5 yaşında 466 adet, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporuna göre ise 5 yaşında 4660 adet kavak ağacı bulunduğu belirtilmiştir. Bilirkişi kurulu raporları arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan açıklanan hususlara uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.