Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/13265 E. 2010/1150 K. 01.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13265
KARAR NO : 2010/1150
KARAR TARİHİ : 01.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi gereğince kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kullanım hakkı davacı idareye ait olmak üzere Hazine adına tesciline, kamulaştırma bedelinin 9.361 TL olduğunun tespitine ve davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 21 parsel sayılı taşınmazın davacı idare tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma işleminin kesinleştiği ve bedelinin davalıya ödenmesine karşın taşınmazın ferağının verilmediğini ileri sürerek 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi gereğince idare adına tescil istemiştir.
2942 sayılı Kanuna 4650 sayılı Yasa ile eklenen geçici madde 1 hükmüne göre; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu Kanun hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır. Davacı idarenin istemi 2942 sayılı Yasanın 17.maddesine göre tescildir. Mahkemece olaya uygulanması gereken 2942 sayılı Yasa çerçevesinde tescil koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılıp takdiri kıymet komisyonunca belirlenen bedelin davalı tarafından bankadan çekilip çekilmediği, çekilmiş ise paranın alındığı tarihten itibaren 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde bedel arttırımı davası açılıp açılmadığı, kamulaştırma işleminin idari ve adli yönden kesinleşip kesinleşmediği etraflıca araştırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, davada uygulama yeri olmayan ve 4650 sayılı Yasa yürürlüğe girmezden önce tebligata çıkartılmış bulunan kamulaştırma işlemi ile ilgili davacı talebinin 4650 sayılı Yasaya göre sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.