YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2253
KARAR NO : 2009/3172
KARAR TARİHİ : 25.03.2009
Davacı … Müdürlüğü ile davalı … aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.12.2006 günlü ve 2004/393- 2006/550 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 22.9.2008 günlü ve 2008/8410-9639 sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Yerel mahkemece verilen karar, “dava konusu olan ve kamulaştırılan taşınmazın belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden yararlanmadığı ve Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün 1983/6122 sayılı kararı ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 gün, 1996/3-1988/1 sayılı kararları çerçevesinde taşınmazların yukarıda açıklanan özellikleri dikkate alındığında arsa değil tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği” gerekçesi ile bozulduğu, davalı tarafça karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine dairenin geri çevirme kararı üzerine Çoğulhan Belediye Başkanlığından getirtilen belgeler ile daha önce getirtilip dosyaya konulan yazılar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihi itibariyle belediye hizmetlerinden yararlandığı ve çevresinin meskun olduğu, buna göre Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 gün 1983/6122 sayılı kararı uyarınca arsa niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 22.09.2008 gün ve 2008/8410-9639 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Mahkemece yerinde yaptırılan incelemeler sonucunda bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın arsa kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılmış olması kural olarak doğrudur. Ancak, bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Bilirkişi raporunda emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş olmakla bu raporlara itibar edilemez.
./..
-2-
2009/2253-3172
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tesbiti ve bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği yada resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup ta dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.