YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2412
KARAR NO : 2009/4698
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi kurullarının somut emsal olarak dava konusu taşınmazla karşılaştırdıkları parsel, şehrin ticari faaliyetinin yoğun olduğu bölgesinde yer alan ve 55.00 m2’lik üzerinde kargir bir dükkan olan taşınmaz iken dava konusu taşınmaz merkezden uzakta bir bölgededir. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurullarının emsal seçimini isabetli yaptıklarından sözedilemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
2-Zemini arsa olarak değerlendirilen dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve ağaçları için Yargıtay uygulamalarında kaim değer yöntemine göre değerlendirme yapılması aranmaktadır.
Kaim değer yönteminde önce, ağaçların normal sıklıkta ne miktar alanı kapama bahçe yapmaya yeterli olduğu saptanıp bu alan kapama bahçe olarak değerlendirilir, aynı yer çevrede ekilmesi mutat ürünler münavebesine göre tarla ziraatı yapılarak yeniden değerlendirilip tarla ziraatında bulunan değer bahçe olarak bulunan değerden çıkarılarak ağaçların bedeli bulunur. Ancak arsalarda bu kaim değer içinde ağaçların yetiştiği toprağın da bir unsur olarak yer aldığı gözetilerek zeminin iki kez değerlendirilmesine meydan vermemek için bu unsuru bertaraf etmek, başka bir deyişle değere yansımasını önlemek üzere, bulunan kaim değerden, bu özelliği hesaba katacak oranda indirim yapılması gerekir. Kaim değer saptanırken uygulanan kapama bahçe ve tarla ziraatına göre değerlendirmelerde net gelirin, resmi mercilerden getirtilecek ortalama veri rakamlarına göre hesaplaması da mutlaka sağlanmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.