YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2563
KARAR NO : 2009/5101
KARAR TARİHİ : 11.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde Yargıtay’a yapılacak temyiz başvurularında 60,00 TL temyiz harcı alınmasına karşın, ayrıca alınması gereken (14,00) TL temyiz harcının alındığına dair herhangi bir belge dosyada bulunmamaktadır. Temyiz harcının, temyiz eden taraftan alınıp alınmadığının araştırılması, alınmışsa bu belgenin dosyasına konulmasından sonra dosyanın gönderilmesi, sözü edilen temyiz harcı alınmamışsa HUMK’nun 2494 sayılı Kanun ile değiştirilen 434 ncü maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca gerekli tebligat yapılarak harcın süresinde tamamlanması üzerine dosyanın iadesi, aksi halde aynı fıkra hükmüne göre mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesinden,
Ayrıca;
2-Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda davalı …’a mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince yapılmışsa da, tebligat mazbatasında muhatapların adreslerinde bulunamadığı tespit edilmiş ancak bilgiyi veren komşunun imzası alınmamıştır. Bu durum karşısında Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile davalılar adına yapılan tebligatlar geçersizdir.
Buna göre mahkemece, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının ve davacı temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip temyiz süresi de geçtikten,
3-Aynı Yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi ise, muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlıdır.
Somut olayda davalılar … ve … adına dava dilekçesi … adına tebliğ edilmiş ise de; dosya içerisindeki belgelerden davalı …’in …Mahallesi, …; …’un ise …adresinde ikamet ettikleri anlaşıldığından bu davalılar adına yapılan tebligatların geçerliliğinden bahsedilemez. Buna göre adı geçen davalılara tespit edilen ve yukarıda belirtilen adreslerine mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi tebliğ edilerek temyiz süresi de beklendikten,
Sonra inceleme yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 11.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.