YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2625
KARAR NO : 2009/6434
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-2942 sayılı Yasanın (4650 sayılı Yasayla değişik) 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (dava) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.
Tarım arazisi niteliğindeki 2679,08 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmaz üzerinde tamamına kapama bahçe niteliği verecek yaş ve sayıda incir ve zeytin ağaçlarının bulunup bulunmadığı açıkça belirtilmeden taşınmazın tamamının kapama karışık incir ve zeytin bahçesi olarak değerlendirerek buna göre değer belirleyen bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2007 yılı) mevki ve şartlarına (kuru ya da sulu arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2007 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Buna göre, zeytinin İlçe Tarım Müdürlüğünün 2007 yılı verilerinde verim miktarı 900 kg iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda 774 kg alınarak daha az bedele hükmedilmesi,
./..
-2-
2009/2625 -6434
3-Dava konusu 2679,08 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1842,59 m2’lik kısmından boru hattı geçirilmek suretiyle bu kısma daimi irtifak hakkı kurulmasına ilişkin kamulaştırma kararında irtifakın geçtiği alan üzerine “ağaç dikmemek, sabit bina yapmamak” koşulu getirilmiştir. Bu durum karşısında irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen ağaçların boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç dikilemeyeceği gözetilerek Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre irtifak hakkının kurulduğu alanın İlçe Tarım Müdürlüğünün standartlarına ve verim çağındaki ağaç sayısına göre kapama incir ve zeytin bahçesi niteliğindeki bölümünün, irtifak hakkının kurulduğu alanın tamamını kapsayacak sayıda incir ve zeytin ağacı varsa bu bölümün tamamının önce kapama incir ve zeytin bahçesi olarak değerlendirilmesi sonra açık tarım arazisi olarak çevrede ekilmesi mutat olan ürünlere göre değerinin saptanması, bu iki değer (kapama karışık incir -zeytin bahçesi değeri ile açık tarım arazisi değeri) arasındaki farkın bulunarak bunun ağaçların kaim değeri olarak tespit edilmesi ve enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan ağaç değerinin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca bu yolda herhangi bir değerlendirme yapılmadığından mahkemece bu rapora itibarla salt zeminin irtifak kamulaştırma bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.