YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4053
KARAR NO : 2009/5028
KARAR TARİHİ : 11.05.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortaklığın kat mülkiyeti kurularak giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı taşınmaz üzerindeki ortaklığın kat mülkiyeti kurularak giderilmesini istemiş, davalı kendisine ivaz ödenmesi gerektiği savunmasında bulunmuş, mahkemece ortaklığın kat mülkiyeti kurularak giderilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyada toplanan belge ve bilgilere, özellikle bilirkişi raporu içeriğine göre dava konusu taşınmazın üzerinde on bağımsız bölümden oluşan iki girişli kargir yapı mevcut olup, bu taşınmaz tapuda davacı ve davalı adlarına kayıtlıdır. Paydaş ve bağımsız bölümlerin sayısı itibariyle her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düştüğü, bağımsız bölümlerin taraflar arasında fiilen paylaşıldığı ve bu paylaşıma göre kullanılmakta olduğu, taşınmaz üzerindeki yapının Kat Mülkiyeti Yasasının 50/2. maddesi hükmüne uygun nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine uygun olarak, üzerinde kat mülkiyetine elverişli yapı bulunan ortak taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilmesi için, üzerindeki yapının mimari projesine uygun biçimde tamamlanmış yada projesi olmamakla birlikte fiili durumuna göre çizdirilmiş imara ve fenne uygunluğu ilgili makamca onaylanmış projesinin olması, bağımsız bölümlerinin başlı başına kullanmaya elverişli bulunması (M.1), yapının tümünün kargir olması (M.50/2) ve her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşmesi, ayrıca 12.maddede yazılı belgelerin (belediyeden onaylı proje, yapı kullanma belgesi, bağımsız bölümler listesi ve yönetim planı) tamamlattırılması gerekmektedir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda anılan Yasanın 10. maddesinin son fıkrası hükmünce taşınmazda kat mülkiyetine geçilebilecek ve açılan davada ortaklığın bu yolda giderilmesine karar verilebilecektir.
Dava konusu taşınmazın üzerindeki yapı kargir olup paydaşlardan her birine en az bir bağımsız bölüm özgülenecek sayıda ve niteliktedir. Taşınmaz bu yönüyle üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli ise de, kat mülkiyetine geçiş için bunlar yeterli olmayıp, yukarıda açıklanan diğer tüm koşulların (12. maddede yazılı belgelerin) varlığını da aramak gerekir.
Bu bakımdan somut olayda da mahkemece öncelikle davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin uygulanması suretiyle yapının projesine uygun olup olmadığının denetlenmesi ve aykırılık var ise giderildiği takdirde onay verilebileceğinin -ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre- saptanması halinde, öncelikle aykırılıkların giderilmesi, buna bağlı olarak yapının tümü için oturma izin belgesinin alınması, ayrıca Kat Mülkiyeti Yasasının 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp fiili taksime göre bağımsız bölümler paydaşlara özgülendikten sonra kat mülkiyetine geçiş yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Bu bağlamda, Kat Mülkiyeti Yasasının 5711 Sayılı Yasayla değişik 12.maddesi hükmüne göre, mimari projede bağımsız bölümlerin arsa paylarının ve yapı inşaat alanlarının açıkça gösterilmesi gerektiği dikkate alınarak, proje yeni düzenlenecek ise aynı koşulun yerine getirilmesi, mahkemece, anılan Yasanın 12.maddesinde yazılı olan ve yukarıda değinilen hususlar yerine getirilmeden kat mülkiyeti kurulmasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.