Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4068 E. 2009/4765 K. 04.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4068
KARAR NO : 2009/4765
KARAR TARİHİ : 04.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı dava dilekçesinde, nüfus kaydında 10.10.1978 olarak kayıtlı doğum tarihinin 28.07.1980 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Davalının temyiz istemi mahkemenin 26.08.2008 günlü 2008/179-406 sayılı kararıyla reddedilmiş, bu ek karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemenin; davalı idarenin temyiz isteminden vazgeçmiş olması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 26.08.2008 günlü ek kararının, kamu düzeni gözetilerek davalı nüfus müdürlüğünce süresinde temyiz edilmiş olduğundan ortadan kaldırılarak yapılan incelemede;
Davacı dava dilekçesinde kendisinin 28.07.1980 tarihinde dünyaya gelmiş olmasına rağmen 10.10.1978’de doğan ve 10 gün yaşadıktan sonra ölen kardeşinin kimliği ile bugüne kadar yaşadığını ve nüfusa kaydının yapılmadığını ileri sürerek 28.07.1980 olarak doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davacının doğum tarihinin ay ve günü aynı bırakılarak yılının 1980 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne geçirilmesi nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu ve davacının bugüne kadar hiç bir şekilde nüfusa kaydedilmediği kendisinden önce doğup ölmüş olan kardeşinin nüfus kaydını kullandığı anlaşılmakla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7/1 maddesi gereğince görev yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi,

Kabule göre de;
Mahkemece doğum tarihinin 10.10.1980 olarak düzeltilmesine karar verilen davacı 13.10.1978 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Bir kimsenin doğmadan önce nüfus kütüğüne tescili mümkün değildir. Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken bu hususa dikkate edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.