Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4145 E. 2009/5493 K. 26.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4145
KARAR NO : 2009/5493
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 19.758,88 İngiliz Sterlini ile 18.924.412 TL eğitim ve öğretim alacağının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve cezai şartı ile birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek.Av…. ile davacı Vek.Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Hükme esas alınan 24.04.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda asıl alacak miktarı hesaplandıktan sonra cezai şart miktarını %50 oranında kabul ederek davalının borçlu olduğu miktarı 16.459,80 İngiliz Sterlini ve 78.907.635 TL olarak belirlenmiş ve bu miktarların istifa tarihinden dava tarihine kadarki işlemiş olan faizleri de 1464,70 İngiliz Sterlini ile 61.396.625 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece davalının cezai şart sorumluluğu Borçlar Yasasının 161/son maddesi gereğince takdiren %20 oranına indirilip buna hükmedildiğine göre, cezai şart faizinin de %20 üzerinden hesaplatılıp bulunacak miktarına hükmedilmesi gerekirken %50 cezai şart oranına göre tespit edilen işlemiş faize miktarına hükmedilmesi,
2-14.04.2005 tarihli bozma ilamında cezai şart alacağı için temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş, bilirkişi raporunda ise temerrüt tarihinin istifa tarihi olduğu kabul edilmiştir. Borçlar Yasasının 101. maddesi gereğince borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Yargıtay uygulamalarında ise cezai şart alacakları için temerrüt tarihi borcun borçluya bildirildiği tarih olarak kabul edilmektedir. Buna göre borçlunun temerrüde düşmesi
için, alacaklının borçluya borcu ödemesi için bir ihtarda bulunmuş olması gerekir. Somut olayda, davalı 30.04.1996 tarihinde istifa ettiğine göre, davacı idarenin davalının sorumlu olduğu borcu hesaplayıp davalıya bildirdiği tarih tespit edilerek bu tarihten itibaren cezai şart alacağı için faize hükmedilmesi gerekirken, bu konuda bir araştırma yapılmadan salt istifa tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş olması,
3-Kabule göre de; bilirkişi raporunda asıl alacak ve cezai şartın faizi dava tarihine kadar hesapladığı ve mahkemece de bu miktara hükmedildiğine göre, cezai şart alacağı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ilişik kesme tarihi olan 30.04.1996 tarihinden itibaren faize hükmedilerek böylece mükerrer faiz alacağına hükmedilmiş olması,
4-Davalının yapmış olduğu ödemeler varsa araştırılıp bunlar hakkında da bir karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 625,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 26.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.