YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4431
KARAR NO : 2009/5380
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
A-Davalı idare vekili 08.10.2008 tarihinde mahkeme kararının, 22.10.2008 tarihinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra, mahkeme kararını 06.11.2008 tarihinde temyiz etmiştir.
Bu durumda HUMK.nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük ve 433.maddede öngörülen 10 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 1.6.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davalı idare vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
B-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Bilirkişi kurullarının asıl ve ek raporlarının geçersiz olduğu 30.10.2001 günlü ilk ve 18.03.2003 günlü ikinci bozma ilamlarında açıklanmıştır. Mahkemece ikinci bozmadan sonra bilirkişi kurullarından alınan ek raporlarda yine emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş, olduğundan bu raporlara itibar edilemez. Mahkemece dördüncü kez oluşturulan bilirkişi kurulu ile yapılan incelemeden sonra düzenlenen rapor usul ve yasaya uygun olmakla birlikte, bu raporda belirlenen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel arasında önemli bir oransızlık (%100 ü aşan miktarda) bulunduğundan, Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin onbirinci
fıkrası uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve alınacak raporun dördüncü kez yaptırılan bilirkişi incelemesiyle aynı olması halinde bunun denetlenmesinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi, bu raporun da farklı olması halinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulunca yapılacak keşif sonucu alınacak raporlardan her üçünden (dördüncü, beşinci ve altıncı raporlardan) ortalama değeri içerene göre bedel artırımına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 25.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.