Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/4950 E. 2009/6528 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4950
KARAR NO : 2009/6528
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalılara ait taşınmazın kamulaştırıldığını, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 8.maddesi hükmü gereğince öncelikle pazarlıkla satın alma yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek aynı yasanın 10.maddesi hükmüne göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısmın tapusunun iptali ile idare adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı idarenin 8.maddenin 4.bendinde öngörüldüğü biçimde davalı malike herhangi bir tebligat yapılmadığı bu suretle davacı idarenin bedel tespiti ve tescil isteme hakkının doğmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 8.maddesinin 4.fıkrası hükmüne göre idare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın bedelinin ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazı ile malike bildirir ve taraflar arasında anlaşma olmaması halinde aynı maddenin son fıkrası hükmü gereğince 10.maddeye göre işlem yapılır.
Somut olayda davacı idare tarafından davalıya gönderilen uzlaşma çağrı belgesi davalılara tebliğ edildiğine ilişkin belge sunulamamış, ancak davalılardan … ile … duruşmalara katılarak davanın reddini istemişlerdir. Bu durumda Yasanın 8.maddesine göre tebligat yapılmış olsaydı bile adı geçen davalıların anlaşmaya yanaşmayacakları yargılama tutanağına geçen beyanlarından da anlaşıldığından kendilerine 8.madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği düşünülerek dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak davaya bakılıp toplanacak kanıtlara göre esas hakkında hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle adı geçen davalılarla ilgili davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.