YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5100
KARAR NO : 2009/9108
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 36.130,11YTL borcun 17.980 YTL.sinden sorumlu olmadıklarının tespiti, birleşen davada ise 36.130,11 YTL alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içerisine getirtilen masraf çizelgesinde yer alan 65,98 YTL tutarındaki askeri lise döneminde yapılan yabancı dil eğitim gideri, Ankara 46.Noterliğince 08.08.2003 tarihinde düzenlenmiş yüklenme senedinde belirtilen ve ödenmesi taahhüt edilen “benzeri eğitim ve öğretim” masraflarından bulunduğundan mahkemece, sözü edilen bu giderden de borçluların sorumlu olacağı düşünülmemiş olması,
Kabule göre de;
2-Açılan menfi tespit davası tümden kabul edildiği halde, davacılar tarafından yatırılan dava harcının davacılara iadesine karar verilmemiş olması,
3-Birleşen davada davacı vekili, yükümlü …’ya yapılan 36.130,11 YTL masrafın sarf tarihinden itibaren faiziyle beraber davalılardan tahsilini istemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yüklenme senedi çerçevesinde yükümlüye yapılan masraflar ile bu masrafların sarf tarihinden menfi tespit davasının açıldığı 03.10.2007 tarihine kadar işlemiş faizi hesap edilmiştir. Mahkemece, hüküm altına alınan 18.083,24 YTL alacağın 03.10.2007 tarihinden tahsil tarihine kadar geçecek süre için faize hükmedilmemesi,
4-Birleşen davada davacı vekili yükümlüye yapılan 36.130,11 YTL masrafın sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber tahsili istendiğine göre; taraflar lehine vekalet ücretinin ve karar ve ilam harcının asıl alacağın red ve kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece; yukarıda sözü edilen bir numaralı bozma doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmalı, alınan bu ek raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra diğer bozma sebepleri de dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı-karşı davalı tarafa iadesine, 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.