Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/550 E. 2009/1948 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/550
KARAR NO : 2009/1948
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Mahkemece mahallinde yapılan gözleme göre arazi niteliğinde olup çevresinde yapılaşma olmayan, en yakın yerleşim yerine 500 mt. uzaklıkta olan davaya konu taşınmaz, Belediye Başkanlığının, imar planı içinde olup belediye hizmetlerinden yararlandığı şeklindeki genel ve imar planının türü (uygulama-nazım) ve ölçeği (1/1000-1/5000) ile yararlandığı hizmetlerin hangileri olduğu açıklanmayan cevap yazısıyla yetinilerek arsa niteliğinde kabul edilmiş ve bu niteliğe göre değerlendirilmiştir.
Dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas olan 18.07.2006 tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde olmasının arsa niteliğinde kabulüne yeterli olacağı dikkate alınarak öncelikle bu husus araştırılmalı, taşınmazın 1/1000 ölçekli plan içinde olmadığının anlaşılması halinde ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına göre nazım imar planı içinde bulunan ancak belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskun yerler arasında yer almayan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesinin plan içine alındığı tarih, yerleşim merkezine uzaklığı, plandaki konumu, sınırları ve mücavir alan içinde yer aldığı belediyenin nüfus ve yapılaşma yoğunluğu, genişleme hızı, taşınmazın altyapı hizmetlerine yakınlığı gibi tüm bilgilerin toplanıp belgelenmesi ve bu verilere göre taşınmazın nazım planın hazırlanma amacı olan uygulama imar planı kapsamına alınmasının yakın bir olasılık olmasına veya bu verilerin taşınmaz yönünden olumlu olup, bu niteliklerine göre taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini haklı kılmasına bağlı olduğu dikkate alınarak tüm bu unsurlara ilişkin bilgilerin toplanıp belgelendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

./..
-2-
2009/550-1948

Kabule göre de;
2-Bilirkişi kurulunun somut emsal aldığı Kadirli İlçesi 1447 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 25.10.2005 tarihli satışının taraflarını ve satış bedelini gösteren tapu kayıt örneğinin Kadirli Tapu Sicil Müdürlüğünden, 25.10.2005 tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu oluşmuş bir parsel olup olmadığının Kadirli Belediye başkanlığından sorulup bilirkişi raporunun alınacak cevap yazılarıyla denetlenmemesi ve emsalin imar parseli olması halinde bu nitelikte olmayan dava konusu taşınmazın bulunan değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedeli, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin son fıkrası hükmü gereğince irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.), taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arsalarda irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %50’sini (arazilerde %35’ini) aşmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Dava konusu taşınmaz üzerinden doğalgaz iletim hattı geçirmek üzere irtifak hakkı tesisinde, irtifakın geçtiği yere ve alanına, taşınmazın yüzölçümüne ve niteliği ile Daireye intikal eden benzer dosyalarda uygulanıp, uygun bulunan oranlara göre bu değer kaybının %3,3 (taşınmazın arazi niteliğinde olması halinde %2,3) oranından fazla olamayacağının düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.