Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/563 E. 2009/3475 K. 31.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/563
KARAR NO : 2009/3475
KARAR TARİHİ : 31.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortak yerlere el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av…. ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davada davalı …’in anayapının ortak yerlerinden olan garajı ve kapıcı gözetleme evi olarak yapılan bölümü bağımsız bölümüne katarak kullandığı, ayrıca anayapının ön cephesine ve ortak bahçeye panolar ve büyük tabelalar yaptırdığı ileri sürülerek davalının sözü edilen ortak yerleri yasaya, projeye ve yönetim planına aykırı olarak haksız kullanımının önlenmesi ile bu yerlerin projeye uygun hale getirilmesi istenilmiştir. Davalı davaya yanıtında dava konusu edilen ve anayapının bodrum katında yer alan ortak alanların kullanımının yönetim planında kendisine verildiğini savunarak davanın reddi isteminde bulunmuştur.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/348 D.İş sayılı tespit dosyası ile yargılama sırasında anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporları içeriğinden davalının kat irtifaklı anataşınmazın üzerindeki anayapının bodrum katındaki ortak otoparkı (garajı) yararlandığı dükkanın deposu olarak kullandığı, zemin kattaki kapıcı yerini de münferiden kullanmakta olduğu, ayrıca anayapının kuzey cephesinde zemin kat dükkan giriş kapısının üzerine birinci normal kattaki kuzey-doğu-batı cepheli, iki nolu bağımsız bölümün salonu ve pencerelerini kısmen kapatan ve manzarasını engelleyen reklam panoları astığı anlaşılmaktadır.
./..

2009/563-3475 -2-

Anataşınmazın yönetim planının 26. maddesinde 37 numaralı asma katlı dükkanın altında bulunan bodrum kattaki boş alanın tamamının kullanım hakkı kat irtifaklı tapusunda adları yazılı bulunan kat maliklerine ait olup burayı salt dükkan sahiplerinin kullanma haklarının bulunduğu belirtilmiş; davalı, dava konusu edilen ortak yerlere el atmasının yönetim planının bu maddesine uygun olduğunu savunmuş ise de, anılan yönetim planı maddesi hükmü salt bodrum kattaki boş alanın kullanılması hakkını dükkan maliki kat irtifak hakkı sahiplerine tanımıştır. Bu hüküm dava konusu edilen bodrum kattaki ortak garajı kapsamadığı gibi, kapsamış olsa bile olduğu gibi ve amacına uygun kullanılması gerekir. Oysa bilirkişi raporları içeriğinden davalının ortak garajı yararlanmakta olduğu dükkanın deposu olarak kullandığı ve buraya eşya koyduğu, ayrıca zemin kattaki kapıcı gözetleme yerini de tüm kat maliklerinin beşte dördüğünün yazılı rızası olmaksızın kullanmakta olduğu saptanmış bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, dava konusu edilen ortak garaj ve kapıcı gözetleme yeri hakkında oluşturulan kararda bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalının sözü edilen ortak yerlere haksız el atmasının önlenmesi ve eski hale getirilmesi için Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi hükmü uyarınca davalıya belli ve uygun süre verilmemiş olması doğru değildir.
Ayrıca, dava konusu edilen reklam panolarının davalının yararlanmakta olduğu dükkan nitelikli bağımsız bölümün dış cephe sınırlarını aşmamak, makul ölçülerde olmak ve diğer bağımsız bölüm maliklerine rahatsızlık vermemek koşulu ile asılabileceği gözetilerek buna göre hüküm kurulması gerekirken, reklam panolarının tümden kaldırılmasına karar verilmesi de yerinde değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 625,00TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.