Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/5937 E. 2009/10488 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5937
KARAR NO : 2009/10488
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2008 gün 2008/21 sayılı davanamesi ile davalı 1980 doğumlu …’ın nüfustaki amcası ile yengesi üzerindeki kaydının iptali ile gerçek annesi ve babası davalılar … ve … çocuğu olarak kaydedilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar 1980 doğumlu … ile …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2008 gün, 2008/21 sayılı davanamesi ile davalı 1980 doğumlu …’ın davalılar 1938 doğumlu … ile … üzerindeki (amcası ve yengesi) kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan … ile … üzerine kaydedilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesinin 1/a bendine göre “nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi isteyen şahıslar ile, ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.” Yasanın bu hükmünden de anlaşılacağı gibi nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davasının Cumhuriyet Savcısı tarafından açılabilmesi için yasada öngörülen koşulların bulunması gerekir.
Somut olayda, Cumhuriyet Savcılığında yapılmakta olan bir soruşturma sırasında …’ın ifadesinde amcası üzerinde kayıtlı olduğunu söylemesi üzerine kaydın düzeltilmesinin soruşturma üzerinde bir etkisi de bulunmadığı halde soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının ihbarı üzerine davaname ile bu dava açılmıştır. Böyle bir davayı açma hak ve yetkisi doğrudan doğruya yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilere aittir. Bunlar diğer vatandaşlar gibi harç vb. yükümlülüklerini yerine getirerek böyle bir davayı gerek gördükleri takdirde her zaman açabilirler. Cumhuriyet Savcılarının ancak gösterilecek lüzum üzerine böyle bir dava açma yetkisi vardır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.