YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6150
KARAR NO : 2009/12779
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde dava konusu 442 parsel sayılı taşınmazın 10.000 m2’lik kısmının tapusunun iptali ile belediye adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 442 parsel sayılı taşınmazın 10.000 m2’lik kısmının belediyenin içme suyu inşaatı, kuyu yeri ve himaye sahası amacı ile müvekkil belediye tarafından 04.04.1986 tarih ve 52 sayılı encümen kararı ile kamulaştırıldığını, bedelinin tespit ettirildiğini ve hak sahibi adına bankaya yatırıldığını, gerekli tebligatların yapıldığını, kamulaştırma tarihindeki maliki ve davalıların murisi Durmuş Yaylacı’nın bu işlemlere karşı herhangi bir itirazı olmadığı gibi yargı yoluna da başvurmadığını, ancak tapu malikleri tarafından taşınmazın tapu kaydının belediyeye devredilmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile belediye adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davacı belediyenin kendi mücavir alanı içerisinde kalmayan davaya konu taşınmazı kamulaştırmasının yasaya aykırı olduğunu ve böylece yetkisini aştığını, buna göre kamulaştırmanın geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda dava 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine dayanan tapu iptal ve tescili davası niteliğindedir.
Dava konusu taşınmaz davacı idare tarafından usulüne uygun şekilde kamulaştırılmış olup, idare tarafından kamulaştırmadan vazgeçilmedikçe veya kamulaştırma kararı bir mahkeme hükmü ile iptal edilmedikçe, açılan tapu iptal ve tescili davasına bakılması gerekir. Ayrıca bir taşınmazın kamulaştırılması için o taşınmazın kamulaştıran idarenin belediye sınırları içerisinde bulunmasına da gerek yoktur. Mahkemece bu hususlar re’sen gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davanın esasına girerek kamulaştırılan taşınmaz için yasanın 17. maddesinde öngördüğü hususların yerine getirilip getirilmediğini araştırmak ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.