Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/6373 E. 2009/9422 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6373
KARAR NO : 2009/9422
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığı,imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama) belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (Yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi ) yararlanma durumu, etrafının meskun olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi,beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususlarının da belediye başkanlığından sorulup taşınmazın niteliği belirlenmeden tarım arazisi olduğunun kabul edilmesi,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2008 yılı verilerinin ilgili Tarım Müdürlüklerinden getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerekirken, hükme esas birinci bilirkişi kurulu raporunda 2005 yılı verilerine göre hesaplama yapılıp net gelirin tespit edilmesi,
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %6 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden birinci bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması, ikinci bilirkişi kurulu raporunda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınması,
4-Parselin elektrik, su, çöp toplama vb. altyapı yatırımlarından yararlanıyor olmasının objektif artış nedeni olamayacağı gözetilmeden objektif nedene dayalı olarak bedelde artış yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.