Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/6374 E. 2009/9421 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6374
KARAR NO : 2009/9421
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazın imar planı içinde olup olmadığı,imar planı içinde ise tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama) belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (Yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi) yararlanma durumu, etrafının meskun olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi,beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları belediye başkanlığından sorulup taşınmazın niteliği belirlenmeden tarım arazisi olduğunun kabul edilmesi,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2008 yılı verilerinin ilgili Tarım Müdürlüklerinden getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerekirken, hükme esas birinci bilirkişi kurulu raporunda 2006 yılı verilerine göre hesaplama yapılıp net gelirin tespit edilmesi,
3-2942 Sayılı Yasanın 4650 sayılı yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde,taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer
objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.Üretim miktarının yükseltilmesi veya erken hasat için uygulamanın tarımsal teknik ve modeller, taşınmazın kendine has ayırıcı özelliğiyle birleşmedikçe,bu tarımsal usullerle elde edilen yüksek üretim miktarı ve turfanda fiyatı uygulanarak taşınmazın net geliri ve dolayısıyla değeri yükseltilemez. Bilirkişi kurullarınca serada domates,patlıcan ve biber yetiştirme yönteminin dava konusu taşınmaza, sahip olduğu özel nitelikler şekliyle uygulandığını belirleyen bir değerlendirme yapılmamıştır. Esasen tarım arazisinde net gelirin ve sonuçta taşınmazın değerinin bulunması çevrede ekilmesi mutad olan çeşitli ürünlerin yıllara yayılmış münavebesi sonunda elde edilecek ortalamalara göre yapılır. O nedenle dava konusu taşınmazın ne kadarının kapama nar bahçesi ne kadarının açık tarım arazisi olduğu belirlenip yüzölçümlerine göre oranlama yapılarak taşınmazın değerinin bulunması gerektiği düşünülmeden hükme esas raporda serada sebze geliri ile kapama nar geliri ortalaması alınmak suretiyle taşınmazın değerinin bulunması,
4-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %10 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden birinci bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
5-Parselin elektrik, su, çöp toplama vb. altyapı yatırımlarından yararlanıyor olmasının objektif artış nedeni olamayacağı gözetilmeden objektif nedene dayalı olarak bedelde artış yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.