Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/6491 E. 2009/6482 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6491
KARAR NO : 2009/6482
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vek.Av…. ile aleyhine temyiz olunanlardan davalı … geldiler. Gelen vekil ve asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava dilekçesinde 28.01.2008 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların iptali istenilmiş, mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davacı olarak Fehamettin Akdemir’in yanında “… İnşaat Taahhüt Tahmil Tahliye Özel Güvenlik Temizlik Hizmetleri San.ve Tic.Ltd.Şti.’ne de yer verilmiş ve dilekçe, “Davacı Şirket Vekili” sıfatıyla imzalanmıştır. 06.10.2008 tarihli açıklama dilekçesinde de davacının şirket, dava dilekçesinde adı geçen …’in kısıtlı olması sebebiyle vasisinin bulunduğu ve aynı zamanda şirket müdürü olduğu bildirilmiştir.
Dosyaya getirtilen tapu kayıt örneklerinin incelenmesinden, adı geçen şirketin 24 ve 25 numaralı bağımsız bölümlerin maliki olduğu anlaşılmaktadır. Kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda aktif husumet ehliyeti (davacı olma hakkı) kural olarak kat maliklerinindir. Bu durumda davacının kişi değil şirket olduğunun ve aktif dava ehliyetine sahip bulunduğunun kabulü zorunlu olup, bu husus dikkate alınmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iptali istenen kat malikleri kurulu kararının davacı şirkete bildirilip bildirilmediği araştırılıp buna ilişkin belgelerin dosyaya getirtilmesinden ve davanın Kat Mülkiyeti Yasasının 5711 Sayılı Yasayla değişik 33.maddesinde belirlenen hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı saptandıktan sonra tahkikat tamamlanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 625,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.