YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7294
KARAR NO : 2009/7413
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, aidat alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının, ana taşınmazda dükkan maliki olduğunu ve 1997 yılından beri yönetimce kararlaştırılan aidatları ödemediğini, 05.06.2006 tarihinde kendisine yazılı bir ihtar gönderildiğini ve bunun üzerine 3121,60 TL borçtan salt 300 TL’lik ödeme yaptığını, bakiye borç için hakkında icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, 3807,48 TL alacağın yasal faiziyle birlikte tahsilini, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden; davalının 30.04.1997’den 31.12.2006 tarihine kadar toplam 2172,30 YTL borçlu bulunduğu, davalının ödediği 300 TL’nin indirimi sonucu 1872,30 YTL ödemesi gerektiği açıklandığı hesaplamada 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre asıl alacağa aylık %10 oranında gecikme tazminatı uygulandığı davalıya 05.06.2006 tarihinden önce aidat borçlarını ödemesi için herhangi bir tebligat yapılmadığı, ihtarname gönderilmediği, dava konusu anataşınmazda kat irtifakının kurulu olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 126/1. madde ve bendine göre belirli zamanlarda ödenmesi şart olan aidat hakkındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Öte yandan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin (c) bendinin ikinci fıkrasına göre gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık %10 (anataşınmaza ait yönetim planı bulunmadığından 27.11.2007 gününden sonra %5) hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre borçlu temerrüde düşürülmedikçe geçmiş günler için gecikme tazminatından sorumlu tutulamaz. Borcun ödeneceği gün yönetim planında açıkça gösterilmişse o günün dolmasıyla borçlu mütemerrid olur. Yönetim planında böyle bir hüküm yer almamakla birlikte
../..
-2-
2009/7294-7413
borcun dayanağını oluşturan işletme projesinde veya kat malikleri kurulu kararında ödeme günü belirtilmiş ve bu nitelikteki belgeler borçluya tebliğ edilmişse o günden itibaren, bunlar da yoksa ve borçlu hakkında icra takibi yapılmışsa ödeme emrinin, doğrudan alacak davası açılmışsa dava dilekçesinin tebliği ile mütemerrid duruma düşer. Ayrıca borçlu ortak gider ve aidat borcunu herhangi bir şekilde öğrenmişse o tarihten itibaren de gecikme tazminatı ödemekle yükümlü bulunduğundan ve somut olayda borçluya 05.06.2006 tarihinden önce herhangi bir borç bildirimi yapılmadığı gibi ana taşınmazın yönetim planı da bulunmadığı dikkate alınarak bu tarihten itibaren gecikme tazminatı hesabı yapılması gerektiği düşünülmeden, borçlunun zamanaşımı defi de dikkate alınmadan hatalı bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.