YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7483
KARAR NO : 2009/9439
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı asil ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazilerde, taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri ve bedelin belirlenmesinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri esas alınarak bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.
Bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan üç yaşındaki kavakların kapladığı alan kapama kavaklık kabul edilmiştir ve kamulaştırma bedeli bu niteliği esas alınarak belirlenmiştir. Oysa Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, henüz üç yaşındaki kavakların fidan niteliğinde olduğu ve bunların değerlendirme tarihi itibariyle taşınmaza kapama kavaklık niteliği kazandırmayacağı kabul edilmektedir.
Buna göre bilirkişi kurulunca taşınmazın tamamı açık tarım arazisi kabul edilip, yukarıda değinilen yasa maddesi uyarınca münavebeye alınacak ürünlerin değerlendirme tarihi itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatları esas alınarak getireceği net gelirine göre bilimsel yolla değerinin saptanması ile taşınmazın üzerindeki kavak fidanlarının (yaşı, cinsi, ve sayısı da belirtilerek) İl Tarım Müdürlüğünden ve gerektiğinde ilgili kuruluşlardan (örneğin Kavakçılık Enstitüsünden) sorulup belirlenecek rayiç (geçerli) değerlerin zemin değerine eklenmesi suretiyle kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken; kavak fidanlarının kapladığı alanı kapama kavaklık olarak değerlendiren ve Yargıtay uygulamalarına uygun düşmeyen bir yöntemle taşınmaza değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.