Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/9109 E. 2010/3006 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9109
KARAR NO : 2010/3006
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde tapu kaydında fırın olarak kayıtlı bağımsız bölümün kozmetik parfümeri mamülleri satış yeri ve güzellik salonları olarak kullanımının sona erdirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, tapuda fırın olarak kayıtlı 5 nolu bağımsız bölümün yönetim planına aykırı olarak parfümeri kozmetik mamülleri satış yeri ve güzellik salonları olarak kullanıldığı ileri sürülerek bağımsız bölümdeki bu faaliyetin sona erdirilmesi ve 5 nolu bağımsız bölümde fırın dışında başka bir işyeri açılamayacağına karar verilmesi istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki tüm belge ve bilgiler incelendiğinde kat mülkiyetli anataşınmazda davalıların maliki oldukları 5 nolu bağımsız bölümün tapu kaydında fırın olarak kayıtlı olduğu, ana taşınmaza ait yönetim planının 12. maddesinde “anagayrimenkulün tamamı veya ayrı ayrı bağımsız bölümleri kat malikleri kurulunun oybirliği ile kararı bulunmadıkça tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılmaz” hükmünün yer aldığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesi; yönetim planının tamamına yer vermiş, bu yönetim planının anagayrımenkulün yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenleyeceğini ve yönetim planının tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme olduğunu belirtmiştir.
O halde kat malikleri işyeri olsun, mesken veya büro olsun anagayrımenkulün bağımsız bölümlerinde onların bu niteliklerine uygun olarak kullanımlarını kısıtlamayacak hükümlere yönetim planında yer verebilirler. Kullanım şekli ve amacı fırın olan bağımsız bölümde bu kullanımı hiç bir şekilde etkilemeyecek olan yasaklar yönetim planına konabilir. Nitekim dava konusu bağımsız bölümün içinde yer aldığı anagayrimenkulün yönetim planında kat malikleri kurulunun oybirliği ile alınmış kararı olmadıkça bağımsız bölümlerin tapu sicilinde belirtilen nitelikleri dışında kullanılamayacağı öngörülmüştür. Yönetim- planı tüm kat maliklerini ve haleflerini bağlayıcı bir sözleşme olduğuna göre kat maliklerinin ve kiracılarının bu sözleşmeye uymaları zorunludur. Buna göre mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözönüne alınarak karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.