Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/9279 E. 2009/11480 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9279
KARAR NO : 2009/11480
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
2942 sayılı Kamulaştırma Yasası’nın 4650 sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinde, mahkemece tayin edilecek bilirkişi kurulu tarafından aynı yasanın 11 ve 12.’nci maddeleri uyarınca kamulaştırma bedeli tayin ve takdir edildikten sonra raporun mahkemeye sunulacağı; yine aynı Yasanın 10. maddesinde de hakimin, tarafların beyanı ve bilirkişi kurulunun raporundan yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedelini tespit eder hükmüne yer verilmiştir.
İrtifak hakkı kurulması amacıyla yapılan kamulaştırmalarda bedelin tespiti için; zemini arsa olarak kabul edilen dava konusu taşınmazın Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını belirleyen 11. maddesinin özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek değerinin belirlenmesi gerekmektedir.
Dava konusu taşınmazın zemin değeri tespit edilirken alınacak somut emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması gerekli değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve eski günlerde satılmış olan emsal kayıtlar tek tek dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek oradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı ve eski günlerdeki satışlarla kamulaştırma günü arasında geçen zaman içindeki taşınmaz malların değerinde ortaya çıkan değişiklikler Türkiye İstatistik Kurumunca yayınlanan toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihine getirilmeli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli, emsal taşınmazın ise imar parseli olduğunun tespiti halinde İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılmalıdır.
Dava konusu taşınmazın değeri bu yöntemle tespit edildikten sonra; Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve miktarının gerekçesiyle belirlenmesi gerekir. Taşınmazın bu suretle tespit edilecek irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı geçirildikten sonraki değeri arasındaki fark kamulaştırma bedelidir.
Mahkemece tarafların vereceği ya da resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerekirken, mahkemece; resen hesaplama yapılması ve ayrıca yapılan bu hesaplamada da açıklanan ilkeler ışığında kamulaştırma bedelinin tespit edilmeyip, irtifak hakkı tesis edilen yerin mülkiyet değerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.