Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10027 E. 2010/14915 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10027
KARAR NO : 2010/14915
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı vekili 15.07.1999 günlü dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların davalı idarece kamulaştırıldığını değerinin belirlenenden fazla olduğunu belirterek toplam 12.020.000.000 TL. daha artırıma karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında sunduğu 17.09.2007 tarihli dilekçesinde de, dava değerini 19.830 YTL. olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Mahkemece ıslah istemi uygun görülerek dava konusu taşınmazlardan 183 parsel sayılı taşınmaz için 2.343 TL,184 parsel sayılı taşınmaz için ise 17.381 TL bedel artırımına hükmedilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malın sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen ferağ tarihinden itibaren 30 gün içinde, takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava yönünden yasada öngörülen, hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır. Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içinde bedel artırım davası açıldıktan sonra HUMK’nun 86 ve müteakip maddelerine dayanılarak müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de, bu süre geçtikten sonra bedelin daha da artırılması gerektiğinden bahisle ayrı bir davaya da konu edilemeyecek olan ilave bedel için ıslah talebinde bulunulmasına yasal olanak yoktur. Buna göre ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş olup, bu husus ıslah istemine konu edilemediği halde ıslah isteminin kabulüne karar verilmesi,
2-Birinci ve dördüncü bilirkişi kurullarından bozma ilamı doğrultusunda ek raporlar alınmadan, üçüncü bilirkişi kurulunun bozma gereğince herhangi bir işlem yapılmadan önceki rapor tekrar eden ek raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece birinci bilirkişi kurulunca somut emsal alınan 84 ve 85 parsel numaralı taşınmazların imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak imar parseli iseler karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılan ek rapor alınması, üçüncü bilirkişi kurulunca somut emsal alınan 114 parsel nolu taşınmazın geri çevirme kararı üzerine Belediye İmar Müdürlüğünce imar parseli olduğu bildirildiğine göre dava konusu taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapan ek rapor alınması, dördüncü bilirkişi kurulundan bozma ilamı doğrultusunda uygun emsale göre değerlendirmeyi içerir ek rapor alınması, raporların yasaya ve bozma ilmına uygun olup olmadığı da hakim tarafından denetlendikten sonra ortalama değeri gösteren rapora göre (1) nolu bozma bendi de gözönünde bulundurularak hüküm kurulması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.