YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10067
KARAR NO : 2010/14340
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde 2942 sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince tapu iptali ile tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı İdarenin kamulaştırması sonucu mülkiyetine geçen davacıya ait taşınmaz malla ilgili kamulaştırmadan vazgeçilmesi nedeniyle 2942 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca sözkonusu yerin tapu kaydının iptaline, kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, kamulaştırılan ve mülkiyeti İdareye geçen taşınmaz malın tapusunun iptaline, davacı adına tesciline, gayrimenkul için ödenen kamulaştırma bedelinin ödeme tarihinden itibaren kanuni faizi ile davacıdan alınarak davalı kuruma ödenmesine karar verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 21.maddesine göre İdare kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merci kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilir. Aynı Yasanın 23. maddesine göre de kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırmayı yapan İdare kamulaştırılan taşınmaz malı kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis etmeyerek olduğu gibi bırakırsa mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.
Somut olayda; kamulaştıran İdarenin kamulaştırmadan vazgeçmesi üzerine davacı eski malik taşınmaz malını bedelini ödeyerek geri almak istediğine göre mahkemece Yasanın 23.maddesindeki hüküm dikkate alınarak öncelikle davalı İdarenin kamulaştırma bedeli olarak davacıya ödediği tutarın karar verilebilecek olan tarihe kadar işleyecek faizi hesaplattırılıp bu miktarla birlikte kamulaştırma bedelinin İdareye geri verilmesi veya mahkeme veznesine depo ettirilmesi için davacı tarafa (malik veya mirasçılarına) süre verilerek bu gerekler yerine getirildikten sonra taşınmaz malın tapusunun iptaline, davacı adına tesciline, bedelin ve faizin davalı İdareye verilmesine karar verilmesi gerekirken, bu işlemler yaptırılmadan davacı tarafa bunun için süre de verilmeden doğrudan doğruya kamulaştırılan taşınmaz malın tapusunun iptali ile davacı adına tescili yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.