YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10093
KARAR NO : 2010/14134
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümlerine dayalı olarak kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiş, mahkemece 2942 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca taşınmaz malikinin adresi tespit edilip davet edilmeden, adresleri tespit edilemeyenler hakkında ilanen çağrıda bulunulmadan dava açıldığından ön şartın yerine getirilmemesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 7, 8 ve 10.maddelerine göre kamulaştırmayı yapan idarenin kamulaştırmaya konu olacak taşınmaz malların nitelikleriyle beraber sahiplerini, adreslerini, tapu, vergi, nüfus kayıtları üzerinden ve ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgelere bağlayarak tespit ettirdikten sonra taşınmaz malın malikine pazarlıkla satın almak veya trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla bildirip, 15 günlük süre içerisinde malikin çağrının yapıldığı gün ve saatte gelmemesi halinde bu durumu bir tutanakla belirleyerek topladığı bütün belgelerle birlikte taşınmaz malın bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesine kamulaştırma bedelinin tespitiyle bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini istemesi gerekir.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre Yasanın 7.maddesi çerçevesinde kamulaştırılan taşınmazın malikinin adresinin İlçe Belediye Başkanlığı, Tapu Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi ve Nüfus Müdürlüğünden ve zabıta marifetiyle araştırmasının yapıldığı, bu araştırmalara rağmen adresinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Yasanın 8.maddesinde özellikle pazarlık için resmi taahhütlü yazı ile malikin çağrılması yeterli görülmüş olup, adresi bulunamayanlara ilanen çağrı yapılacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Hal böyle olunca idarenin salt adresi bulunabilenlere çağrı yapması yeterlidir. Adresi bulunamayanlar yönünden uzlaşma girişimi söz konusu olamaz. Bu bakımdan araştırmalara rağmen adresi bulunamayan malikler yönünden pazarlık girişiminde bulunulmadan tespit ve tescil istemiyle dava açılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle işin esasına girilerek tahkikat tamamlanıp toplanan delillere ve oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.