Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10301 E. 2010/14445 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10301
KARAR NO : 2010/14445
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, birleşen davada maddi hataların düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın değerinin tespiti ile tapu kaydının iptali ve idare adına tescilini istemiş, davalılardan … vekili cevap dilekçesi ile idarenin teklifinin düşük olduğunu, davalıya ait binanın bazı katları ile ağaçların sayısının eksik tespit edildiğini belirtmiş, 13.08.2008 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazın dikkate alınmayan katları ile ağaç sayısındaki maddi hatanın düzeltilmesini istemiş, bu dava tespit ve tescil davası ile birleştirilmiş, mahkemece tespit ve tescil davasının kabulüne, maddi hata davasının da kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgelerle, dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporundan, taşınmazda davalıya ait 17,28 m² … kat, 16 m² duvar ve 12 adet meyveli ağaç bulunduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda adı geçen davalıya isabet eden kamulaştırma bedelinin yukarıda sözü edilen maddi hata konusu eksiklikler dikkate alınarak toplam 97817 TL. olarak hesaplandığı ve davalıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kamulaştırılan taşınmazın zemini üzerinde bulunan yapının varlığı, inşaat alanı, ağaç sayısı vb. yönünden ayrıca malik tarafından maddi hata davası açılmasına gerek olmadığı, tespit ve tescil davası içinde taşınmazın tüm unsurlarıyla mahkeme tarafından değerlendirileceği, bu nedenle maddi hata davasının reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.