YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10396
KARAR NO : 2010/15722
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 17.707,82 TL teftiş ve denetleme giderlerine katılım payının tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili 03.05.2007 tarihli dilekçesinde, davalı Vakfın Türk Medeni Kanununun 111/2. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddeleri uyarınca 1998-2004 yıllarına ait teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı borcu olan toplam 17.707,82 TL’nin her yıl için tespit edilen miktarın 1 Nisan’dan itibaren faiziyle tahsilini istemiş; mahkemece Dairenin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava kısmen kabul edilerek 4.464,32 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanununun 111/2. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22.maddesinin birinci fıkrasında, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bütün vakıfların safi gelirinin %5’ini teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı olarak alacağı, dördüncü fıkrasında ise vakfın safi gelirinin, gelirin elde edilmesi için yapılan giderlerin düşülmesinden sonra kalan miktar olduğu belirtildikten sonra, altıncı fıkrasında da vakıf idare organlarının her yılın teftiş ve denetleme giderlerine katılma paylarını Mart ayı sonuna kadar (herhangi bir ikaza gerek olmadan ve temerrüde düşmeyi beklemeden) Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödemek zorunda oldukları hükme bağlanmış, davalı Vakfa ait senedin 12. maddesinde vakfın gelir kaynakları gösterilmiş (a) fıkrasında İş Bankası tarafından tespit edilecek yardım bunlar arasında sayılmıştır.
Dava konusu ile ilgili hukuki düzenleme böyle olduğu halde; davalı vakfın 1998-2004 yıllarına ait Yargıtay’ın da denetimine imkan verecek şekilde her yıl için ayrı ayrı brüt ve safi geliri ile ödeyeceği teftiş ve denetleme giderlerine katılım payı belirlenmeden, hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak bu raporda gösterilen miktarın yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak her yıl için belirlenecek miktarın o yılın 1 Nisan’dan itibaren başlamak yerine toplam olarak tespit edilen miktarın dava tarihinden kanuni faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.