Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10473 E. 2010/14718 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10473
KARAR NO : 2010/14718
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Tebligat Yasasının 4829 sayılı yasa ile değişik 28.maddesi, “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müesseselerle dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir” hükmünü içermektedir.
Öte yandan Tebligat Tüzüğünün 46.maddesi hükmüne göre muhatabın adresinin meçhul sayılması, Tüzüğün 13.maddesi mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahının, meskeninin veya işyerinin de bulunamamasıyla gerçekleşir.
Tebligat Tüzüğünün 46.maddesinin göndermede bulunduğu 13.maddede, tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırmasının ne surette yapılacağı gösterilmiştir.
Bu hususlar ve Tüzüğün yukarıda sözü edilen 46.maddesinin son fıkrasında; ilanın, tebligatta başvurulacak son çare olduğu hükmü dikkate alınmadan gerçekleştirilen, mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin davalı …’ye ilan yoluyla tebliği işlemini geçerli kabul etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin davalı …’ye usulünce tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
2-Davalı …’e temyiz dilekçesinin tebliği için çıkarılan tebligatta eşi …’ye tebliğ edildiği yazılmıştır.
Tebligat Yasası’nın 16. maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa, tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Bu Yasa hükmüne göre davalı ile eşi …’nin aynı konutta oturdukları tebliğ mazbatasında yazılmadığı için yapılan tebligat geçerli değildir. Bu nedenle davalıya temyiz dilekçesinin yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden,
3-Mahkemenin tavzih talebinin reddine ilişkin kararını temyiz eden davacının temyiz dilekçesinin davalı …’e tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davalıya temyiz dilekçesinin yöntemince tebliğ edilerek cevap süresinin beklenmesinden,
4-Dava konusu taşınmazın 72/58240 hissedarı … …, 351/58240 hissedarı … …ve 117/58240 hissedarı …’e ilişkin satış belgeleri, edinme (dayanak) belgelerinin ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilerek dosya içerisine konulmasından,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.