YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10540
KARAR NO : 2010/13683
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla taşınmaz üzerinde kurulan irtifakın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın davalıların murisleri adına kayıtlı olduğu ve kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahiplerine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalılardan … kızı … ile … ve…’un (…) davayı kabul ettiklerini bildirdikleri diğer davalıların ise duruşmalara katılmadığı ve herhangi bir cevap da vermediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutulduğunda yukarıda adı geçen davalılar dışındaki davalılara, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmünde öngörülen tebligat yapılmadan haklarında dava açılmış olması karşısında mahkemece adı geçen davalılar dışında kalan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile mirasçılık belgeleri içeriğinden, davalılar … kızı …, … ve…’un (…) tapu kayıt maliklerinden …’ın mirasçısı oldukları anlaşılmaktadır. Yine adı geçen davalılardan … ve …’ın … …’ın mirasçıları olduğu ileri sürülerek mirasçılık belgesi sunulup davaya dahil edilmişlerdir. Tapu maliki … ile muris …’ın aynı kişi olup olmadıkları, tapuda veya nüfus kütüğünde isim tashihi yapılıp yapılmadığı, bu konuda açılmış ve sonuçlanmış bir davanın olup olmadığı da araştırılarak gerektiğinde tapuda isim
tashihi davası da açılması için davacı tarafa süre verilmesi ve aynı kişi olduklarının anlaşılması durumunda davalı … ve İsmet’in her iki tapu malikinin mirasçısı sıfatıyla, aynı kişi değillerse salt …’dan gelen miras payları dikkate alınmak suretiyle ve yargılama sırasında davayı kabul ettiklerini açıkça bildirmiş oldukları anlaşıldığından kendilerine Yasanın 8. maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de göz önünde bulundurularak adı geçen davalılar …, … ve… (…) yönünden davaya bakılıp, toplanacak kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.