Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/10719 E. 2010/13966 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10719
KARAR NO : 2010/13966
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; çatıdaki izolasyonun zamanla yıpranması nedeniyle dairesine su sızdığını ve dairesinin zarar gördüğünü, bu nedenle çatıyı ve dairesini tamir ettirdiğini, davalının bu masraftan payına düşen miktarı ödemediğini, bunun için yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile alacağın %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece; çatının tadilatı için herhangi bir kat malikleri kurulu kararının alınmadığı, ayrıca tadilatın acil olarak yapılması gerektiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesinin birinci fıkrasında “kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın bu hükmüne göre; kat irtifaklı anataşınmazın çatısının eskimesiyle yağan yağmur sularının davacının bağımsız bölümünde zarar ve hasara yol açacak olması nedeniyle bu tamiratın acil ve zorunlu olduğunun ispatlanması durumunda çatının tamiri konusunda kat malikleri kurulunca bir karar almaya yada bu tamiratın yapılması için kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur.
Bu sebeple mahkemece; davacı tarafından yaptırılan çatı onarımının 4 bağımsız bölümünden oluşan anataşınmazın bakım ve korunmasına yönelik bir onarım olup olmadığı, projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda tarafların tüm delilleri toplanıp, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin yapılan onarımın acil ve zorunlu olduğunun çatı yapılmış olduğundan anlaşılmayacağı yolundaki beyanı ile yetinilip eksik inceleme ve genel kurulca alınmış bir onarım kararı bulunmadığı, işin aciliyetini gösteren bir mahkeme tespiti ibraz edilmediği, bu hususun tanıkla da ispatının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.