YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10788
KARAR NO : 2010/13594
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, dükkanların önünü kapatacak şekilde duvar yapılmasına ilişkin kat malikleri kurulu kararının iptali ile muarazanın giderilmesi, karşı dava dilekçesinde ise ortak alan olmasına rağmen dükkanın içine katılan aydınlığın eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı … tarafından açılan duvarın yapımıyla ilgili muarazanın giderilmesi konusunda yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Davalı-karşı davacı … Site Yönetimi tarafından açılan eski hale getirme konusunda yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Davada davalının 2 ve 3 nolu bağımsız bölümleri arasındaki ortak alan olan aydınlığın dükkanlara dahil edilmesinin eski hale getirilmesi istenilmiş olup, davayı Karcıkent Site Yöneticiliği açmıştır.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler, özellikle dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya konulan 08.06.2010 günlü kat malikleri kurulu kararı ile yönetim kurulunca alınan karar örnekleri incelendiğinde; dava konusu edilen aydınlığın kapatılmasıyla ilgili dava açmak üzere site yöneticiliğine kat malikleri kurulunca verilmiş bir yetki bulunmadığı gibi site yöneticiliği adına dava açan Şanver Sarısaltun’un da anataşınmazda kat maliki olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir davayı ana taşınmazda kat maliki olan ya da kat malikleri kurulunca kendisine açıkça yetki verilen yönetici açabileceğinden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.