YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11174
KARAR NO : 2010/15587
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava ve birleşen dava dilekçesinde ayrı ayrı 7000 TL’nin faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının yöneticilik yapan bir hizmet şirketi olduğunu, kat maliklerinden fazla para talep ve tahsil etmesi nedeniyle … Sitesinin kat maliklerini zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 7000 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ayrıca davacı aynı amaçla davalı aleyhine 7000 TL’lik bir alacak davası daha açmış, mahkemece, bu iki dava birleştirilip davalı şirketin yönetici olarak görev yaptığı 2001-2006 yıllarında aidat ödemeleri tahsilatından fazla yapılan ve istirdatı talep edilebilecek bir tutarın tespit edilemediği, davalının üst kurulda hesap vermesi ve ibra konusunda bir karar alması gerektiği şeklindeki bilirkişi görüşüne itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu içeriğinden; davacı …’in dava konusu sitede kat maliki olduğu, davalı tarafın site yönetim planına göre sitede yöneticilik yaptığı, yargılama sırasında yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre de davalı şirketin defter ve kayıtlarındaki fiilen yapılan giderlerin esas alınarak bir sonuca varılmasının mümkün görülmediği, davalı şirketin yönetici olarak hizmet verdiği 2001-2006 yıllarına ilişkin faaliyet ve gelir-gider hesaplarının üst kurulda görüşülerek ibrası konusunda bir karar verilmemiş olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davalının yaptığı saptanan harcamaların kat malikleri kurulu kararlarına uygun bulunup bulunmadığı, bu ödemelerin yapılması için yönetime herhangi bir yetki verilip verilmediği, yapılan harcamların fahiş olup olmadığı, davalı tarafın dava dilekçesinde belirtilen eylemlerinin herhangi bir kat malikleri kurulu kararına dayanıp dayanmadığı, sözkonusu eylemlerinin yasalara ve mevzuata aykırılık teşkil edip etmediği ve dilekçede iddia edilen eylemleri sebebiyle davacıyı dolayısıyla siteyi zarara uğratıp uğratmadığı konularında yeterli açıklama ve inceleme yapılmadığı tespit edilmiş olmakla mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor hazırlanması için bu işlerden anlayan bilirkişi kurulunun görevlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.