YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11618
KARAR NO : 2010/15475
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Dairenin geri çevirme kararı sonucu getirtilen 2006 yılı (değerlendirme tarihi) itibariyle İlçe Tarım Müdürlüğü resmi verilerine göre karpuzun kg. satış fiyatının 0,22 TL. olması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu değerin 0,17 TL. olarak alındığı anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değerinin saptanmasında dava konusu taşınmazın yer aldığı ilçede ekimi mutad olan ve münavebeye alınan karpuz ürününün kg başına ortalama satış fiyatının esas alınması gerekirken bu fiyatın düşük alınması suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmazın tamamı 8898 m² olup 7184 m²’sinin kamulaştırılması sonucu geriye 1714 m²’lik bölüm kalmıştır. Kamulaştırmadan artan bölümün konumu, yüzölçümü, kullanım amacı, vasfı, geometrik şekli, ulaşım durumu gözönünde tutulup %10 oranında değer düşüklüğü oluşacağı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği düşünülmeden hükme esas alınan raporda geriye kalan kısımda değer kaybı verilmemiş olması,
3-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi hükmüne göre mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin yargılama sırasında verilecek bir ara kararı ile taşınmaz mal sahibi adına bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun dosyaya ibraz edilmesinden sonra nihai karar olarak taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, anılan madde hükmünün yanlış yorumlanması sonucu tespit edilen bedel idarece bankaya yatırılıp makbuzu ibraz edilmeden yargılmaya son verilerek hüküm kurulması,
4-Davanın niteliği gereği davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına da maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.