YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11976
KARAR NO : 2010/15290
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eski yöneticinin kusurlu hareketle siteyi uğrattığı zararın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı yöneticinin 2002 yılında anataşınmazda yöneticilik yaptığı dönemde topladığı parayı bankaya yatırmayıp cebinde taşıdığını, elektrik ve SSK borçlarını zamanında ödemediğini, yanında çalıştırdığı işçiyi SSK’lı göstermeyerek site aleyhine para cezasına hükmedilmesine sebebiyet verdiğini, 28.11.2002 tarihinde herhangi bir ödeme yapılmamasına rağmen …’a 750 TL ödenmiş gibi makbuz düzenlediğini ileri sürerek SSK’ya ödenmesi gereken ceza ile Tedaş’a ödemesi gereken gecikme cezası ve ayrıca …’a ödenmiş gösterilen 750 TL toplam 2.277,10 TL.nin davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan; davalının kurallara uygun olmayan yönetimi sonucu SSK’ya, Tedaş’a ödemek mecburiyetinde kaldığı para cezaları ile …’a ödendiği ileri sürülen 750 TL.nin, davalının yöneticilik yaptığı sürede tahakkuk edip etmediği, …’a yapıldığı iddia edilen ödemenin de onun dönemine ait olup olmadığı, Tedaş’a ve SSK’ya ödenmesi gereken paralarla ilgili olarak ödeme tarihinde yönetimin kasasında bu miktar borcu ödeyecek meblağ bulunup bulunmadığı, söz konusu borçların ödenmesi için kat malikleri nezdinde herhangi bir girişiminin olup olmadığı, yanında çalıştırdığı iddia edilen işçinin SSK prim borçlarının ne kadarının kendisinin yöneticilik yaptığı döneme ait bulunduğu, bu işlerden anlayan uzman bir bilirkişiye incelettirilerek davalının kusurundan, ihmalinden veya diğer kusurlu eylemlerinden kaynaklanan bir borcu bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu konularında rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulü yolunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.