Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/12077 E. 2011/1929 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12077
KARAR NO : 2011/1929
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir.
Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan … Mahallesi 1416 ada 7 parsel numaralı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın, imar planındaki durumu, şehir merkezine ve ticari alanlara mesafesi irdelendiğinde dava konusu arsanın avantajlı durumda ve daha değerli olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığının emlak vergisine esas asgari değerleri itibariyle emsal taşınmaz için 140 TL/m² ve dava konusu taşınmaz için ise 70 TL/m² bildirilmiş olması da emsalle dava konusu taşınmazın en fazla eş değerli olduğu yolundaki intibaı güçlendirmektedir.
Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporunda, emsal ile dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine göre yapılan karşılaştırması sonunda, dava konusu taşınmazın emsalden yaklaşık % 60 daha değerli olduğunun saptanması gerçek durumla taban tabana zıt, açık bir isabetsizlik teşkil ettiği gibi değerlendirmede, dava konusu taşınmaz ile somut emsalin emlak vergisine esas değerlerinin getirtilip aralarındaki oranın gözetilmemiş olması da yasal bir noksanlık oluşturmaktadır. Bu bakımdan, yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.