Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/14430 E. 2011/1367 K. 08.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14430
KARAR NO : 2011/1367
KARAR TARİHİ : 08.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2010 yılı) mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2009 yılına ait dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken bilirkişilerce düzenlenen raporda İlçe Tarım Müdürlüğünce 2009 yılı veri listesine göre bulunan değere toptan eşya fiyat endeksi uygulanarak 2010 yılı değerlerinin bulunması,
2-Dava konusu taşınmazın 8950 m²’lik bölümü üzerinde irtifak … tesis edildiği anlaşılmış olup bunun taşınmazın değerinde oluşturması kaçınılmaz olan değer kaybının incelenmemiş olması,
3-Tapu kaydına göre 29350m² yüzölçümlü taşınmazın üzerinde meyveli ağaç bulunduğuna ilişkin herhangi bir saptama bulunmadığı gibi davalı tarafın da bu yöne ilişkin herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Hal böyle iken bilirkişi kurulunca yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda denetime elverişli bir açıklamaya yer verilmeden dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu belirtildikten sonra buğday,ve elmanın net gelirleri ortalaması alınmak suretiyle taşınmaza değer biçilmesi,
4-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.Dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre, yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %5 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması
5- Davacı idare (AKEDAŞ) dava dilekçesinde kamulaştırmanın TEDAŞ genel müdürlüğü lehine yapıldığından sözederek, kamulaştırmaya konu irtifak hakkının TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına tescilini istediği halde istemin dışına çıkılarak AKEDAŞ adına tesciline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının sayısı belirlenip bir dekarda yetişecek ağaç sayısı ilçe tarım müdürlüğünden sorulmalı, kapama bahçe yapmaya yeterli yaş ve nitelikteki ağaçların kapladığı alan kapama bahçe, varsa artan kısım açık tarım arazisi olarak değerlendirilmeli; meyve ağacı yoksa ya da sayısı ve yaşı itibariyle kapama nitelik verecek durumda değilse taşınmazın tamamı, tarım arazisi olarak değerlendirilmeli, ağaçların veya fidanların maktu değeri taşınmazın tamamının değerine eklenmeli, İlçe Tarım Müdürlüğünden 2010 yılına ilişkin (kuru-sulu ayrımı yapılarak) dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarını gösterir biçimde veri cetvelleri getirtilerek, ortalama değerleri ve tüm bozma nedenlerini karşılayan ek rapor alınmalı ve bulunan bu değerden irtifak nedeniyle taşınmazın tamamında oluşacak değer kaybı tespit edilerek hüküm kurulmalıdır
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.