YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1753
KARAR NO : 2010/4420
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 61.736,35 ABD Doları ile 62.256.090.000 TL alacağın sarf tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dosya içerisinde bulunan mirasçılık belgesine göre, davalılardan …, dava açılmadan önce 11.11.2004 tarihinde ölmüştür. Ölü kişiye karşı dava açılamayacağından bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken mirasçılarının davaya dahili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; yükümlü …’a doktora eğitimi boyunca yapılan masraflar, 5535 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil Ve Terkinine İlişkin Yasa’nın yürürlüğe girdiği 08.07.2006 tarihi itibarıyla 48.033,22 Amerikan Doları olduğu belirlenmiştir. Yükümlü tarafından ise bu tarihten sonra 12.10.2006 tarihinde 15.000 Amerikan Doları, 22.10.2007 tarihinde 29.300 Amerikan Doları ve 23.10.2007 tarihinde de 4.955,60 YTL ödeme yapılmıştır. Bu durum karşısında belirlenen borç miktarına 5535 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil Ve Terkinine İlişkin Yasa’nın yürürlüğe girdiği 08.07.2006 tarihinden davalı tarafından ödemelerin yapıldığı tarihlere kadar 3095 sayılı Yasa’nın 4/A maddesi uyarınca T.C. Devlet Bankalarının Amerikan Doları cinsinden bir yıllık vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz oranları üzerinden işlemiş faizinin hesap ettirilerek, Borçlar Yasası’nın 84.maddesi hükmü uyarınca, yapılan ödemelerin öncelikle işlemiş faizden, varsa kalanının asıl borçtan düşülmesi suretiyle son ödeme tarihi itibarıyla davalılar …, … ve …’ın ödenmeyen borçlarının bulunup bulunmadığı bilirkişiye tespit ettirilmeden, yargılama sırasında yapılan ödemelerin borcun tamamını karşıladığı düşüncesiyle bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması,
3-Davalı …’a dil ve master eğitimi sırasında yapılan masraflarla ilgili olarak yukarıda sözü edilen 5535 sayılı Yasa’nın 1.maddesiyle 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Yasa’ya eklenen Geçici 1.madde hükmü uyarınca bilirkişi tarafından borç yeniden hesaplanmış; sonuçda davalı tarafın dava açılmadan önce yapmış olduğu ödemelerin bu döneme ait borcun tamamını karşıladığı tespit edilmiştir. Bu durum karşısında; yükümlü …’a dil ve master eğitimi sırasında yapılan masrafların sözü edilen yasa hükmü uyarınca yeniden güncellenmesi nedeniyle dava açılmadan önceki ödemelerin bu borcu karşıladığı saptandığına göre; davalılar … ve … yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken reddi şeklinde hüküm kurulması ve bu bağlamda da davada kendilerini vekille temsil ettiren bu davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Dosya içerisinde bulunan ve yükümlü …’ın ilişiğinin kesilmesinden sonra 03.07.2002 tarihinde Malatya 2. Noterliğince düzenlenmiş 13511 yevmiye numaralı kefalet senedi hükümlerine göre; davalılardan … ve …, yükümlü …’a ait 92.369.100.000 TL ve 67.688,35 Amerikan Doları borç ile bu borcun sarf tarihinden itibaren tahsili tarihine kadar işleyecek faizine kefil olmuşlardır. Bu nedenle; ancak, yukarıda bahsedilen 2 numaralı bozma doğrultusunda gerekli hesaplama yapıldıktan sonra borcun tamamının davalı tarafça ödendiğinin tespiti halinde, bu davalılar hakkındaki davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilebileceği düşünülmeden ve bu araştırmalar da yapılmadan adı geçenler hakkında davanın reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5-Dosya içerisinde bulunan 30.05.1994, 06.10.1997 ve 03.07.2002 günlü kefaletname hükümleri uyarınca; davalılar …, … ve …’ın yargılama giderleri ve davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinden kefalet limitleriyle orantılı olarak sorumlu olacağı dikkate alınmadan, masraf ve vekalet ücretinden sadece davalı …’ın sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.