Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/1823 E. 2010/8938 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1823
KARAR NO : 2010/8938
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

Davacı … Per.Sos.Yar.Vakfı ve birleşen dava dosyalarının diğer davacıları ile bu davaların davalısı … Per.Sos.Yar.Vakfı aralarındaki vakıf senedi değişikliğinin tescili ve vakıf genel kurulunda alınan ikinci emeklilik ile ilgili kararların iptali davalarına dair …8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.10.2008 günlü ve 2008/47-2008/274 sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 14.09.2009 günlü ve 2009/2823-2009/6973 sayılı ilama karşı davacı vekili ile katılma yoluyla Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Bu isteklerin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vakıf vekili ile katılma yoluyla karar düzeltme talebinde bulunan Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin karar düzeltme dilekçeleri ve ekleriyle birlikte dava dosyasının yeniden yapılan incelemesinde;
Davacı vakıf (… Sosyal Yardım Vakfı) vekili dava dilekçesinde; vakfın, 27.05.2004 günü yapılan olağanüstü genel kurulunda vakıf senedinin 30 dan fazla maddesiyle daha önce yürürlüğe konulan genel kurul uygulama kararlarında yapılan değişikliklerin tescilini istemiş, bu dava açıldıktan sonra söz konusu vakfın üyesi olan kişilerce açılan yedi ayrı dava ile de ikinci emeklilikle ilgili genel kurul kararlarının iptali ve kaldırılması, ikinci emeklilik aylıklarının ödenmesine devam edilmesi istemini içeren yeni davalar açılmış ve tüm bu davalar birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde mahkemece; vakıf senedinin 32. maddesinin üçüncü fıkrası ile ikinci emeklilik aylığı bağlanmasını düzenleyen yönetmeliğin 8. maddesi gereğince vakıf senedinde değişiklik yapmak suretiyle kazanılmış haklara dokunulamayacağı ve böylece genel kurulun yetkilerinin sınırlandırılamayacağı, 27.05.2004 günlü vakıf genel kurulunda alınan senet değişikliğine ilişkin kararların yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle esas davanın reddine, birleştirilen davalardaki talepler de konusuz kaldığından bu istemler hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararının davacı vakfın vekilinin temyizi üzerine; “Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya ibraz edilen belgeler ile davacı vakfa ait senetten; vakfın mensuplarına senedin 2. maddesinin (1) fıkrası uyarınca yönetmelikte belirlenen esaslar doğrultusunda emekli maaşı ödendiği, bu ödemenin halen çalışanlar ile emekli olanlardan emeklilik öncesi kesilen primlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen paradan yapıldığı, özellikle son yıllardaki ekonomik konjonktürde meydana gelen gelişmeler ile çalışan sayısının azalması sonucu vakfın ikinci emeklilik gelirlerinin azaldığı, buna karşılık vakfın ödemede bulunduğu emekli sayısının ise arttığı, vakfın mensuplarından tahsil ettiği primler ve bunların değerlendirilmesi ile elde ettiği paralar dışında bir gelirinin olmadığı ve bu gelirinin artırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanıp özellikle davacı vakfın bilançoları ve hesap özetleri getirtilip vakıf belgeleri üzerinde inceleme yapılarak vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif ve mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz pirim ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyeceklerinin tesbiti bakımından; davacının yaptırdığını söylediği ve 27.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurula sunulan vakfın mali durumu ile ilgili rapor da getirtilerek konunun uzmanları arasından seçilip görevlendirilecek bilirkişilerden vakfın ikinci emeklilik bölümünün aktüeryal durumu ve yukarıda belirtilen hususları gösterir biçimde ayrıca detaylı rapor alınıp; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26.maddelerinde, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkemece vakfın amacının değiştirilebileceği hükme bağlandığından, bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da gözetilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu esas alınarak yerinde bulunmayan gerekçelerle eksik inceleme ile vakıf senedinde ikinci emeklilikle ilgili olarak yapılmak istenilen değişikliğin tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmesi”nin yanlışlığına değinilerek Dairemiz tarafından bozulmuştur.
Mahkemece 02.04.2007 günlü oturumda bozmaya uyulduğu halde bundan sonra sürdürülen yargılamada bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizin yukarıda değinilen bozma kararında açıkça belirtilen hususların her birinin ayrı ayrı incelenip irdelenmediği, üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından alınan raporun kayıtlara ve sağlıklı araştırmalara dayanmadığı kanısını oluşturduğu, raporda; vakfın ikinci emeklilik ödemelerinin yüzde 80,77’lik kısmını finanse edebileceği, diğer kısmının ödenemeyeceği açıkça bertildiği halde bu durumda ne gibi önlemlerin alınması gerektiğine değinilmediği, emekliye ayrılan personele yapılacak ödemelerin halen çalışmakta olan ve vakfa pirim ödemekte olan personelin haklarını etkileyip etkilemeyeceği, etkileyecek ise nasıl ve ne yönde etkileyeceği konularında ve yukarıda ilk bozma kararında açıklanan hususlarda her konuyu ayrıntılı bir şekilde tartışan yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadan, vakfın 27.05 2004 tarihli genel kurulunda senedinin değiştirilmesine ilişkin olarak aldığı kararların yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle senet değişikliğine ilişkin istemin reddine, birleştirilen diğer davalardaki taleplerin ise konusuz kalmış olmasından söz edilerek bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu, davacı vakıf vekillerinin temyizi üzerine verilen bu kararın onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacı vekili ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 14.09.2009 gün ve 2009/2823-6973 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının, Dairemizin 13.11.2006 gün ve 2006/4117-9016 sayılı ilamında tafsilatlı bir şekilde değinilen ve yukarıda da kısmen açıklanan sebepler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak üzere BOZULMASINA, temyiz onama harcının davacıya, karar düzeltme harçlarının ise istek halinde düzeltme isteyenlere iadesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.