Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2133 E. 2010/3504 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2133
KARAR NO : 2010/3504
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak hakkı ve pilon yeri kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının ve pilon yerinin idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu açıkça saptandığına göre belirlenen bu niteliğine uygun kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %6 oranına göre kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin 1.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Dosya içerisinde bulunan ve daha önce daireye intikal eden dava dosyalarına getirtilen 2007 yılı İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde buğday samanının dekara verimi 250 kg, dekara üretim gideri (buğday ve samanının toplam olarak) 120,6 YTL olarak bildirildiği halde bu rakamların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sırasıyla 350kg/dk ve 120 YTL/dk olarak; şeker pancarının dekara üretim gideri 327,18 YTL olarak bildirildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu rakamın 275 YTL/dk olarak; yine ayçiçeğinin kilogram başına ortalama toptan satış fiyatı 1,5YTL, dekara üretim gideri 196,2 YTL olarak bildirildiği halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu rakamların sırasıyla 1,8 YTL/kg ve 270 YTL/dk alınmak suretiyle dava konusu taşınmazların m² fiyatının tespiti,
2- Dosya içerisine getirtilen tapu kayıtlarına göre, dava konusu 2683 parsel numaralı taşınmazın 160 m²’si üzerinde TEK lehine eski irtifak hakkı mevcut olup, bu irtifakın dava konusu taşınmazda meydana getireceği kaçınılmaz değer kaybının dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.