YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2248
KARAR NO : 2010/6289
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
İfrazla oluşan 876 parsel sayılı dava konusu taşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi kurullarınca kapama zeytin bahçesi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (f) bendi hükmüne göre arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay uygulamalarına göre üzerinde verim çağına gelmiş yetişkin zeytin ağaçlarının bulunduğu taşınmazın değerlendirilmesinde bu ağaçların normal sıklıkta kaplayacağı alanın kapama zeytinlik kabul edilip zeytin ürününün o yerdeki Tarım Müdürlüğü resmi verilerine göre dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiatı üzerinden net gelir belirlenmelidir.
Zeytin ürününün dekar başına ortalama verimi yerine ağaç sayısı esas alınarak verim hesabı yapılması çoğu kez yanıltıcı sonuçlara götürebileceği gibi sağlıklı bir şekilde Yargıtay denetimi de mümkün olmayacaktır.Ülkemizin zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin var yılı ve yok yılı da gözetildiğinde genelde 550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Hal böyle iken üzerindeki ağaçların sayısı itibariyle taşınmazın tamamının kapama zeytinlik olarak nitelendirilmesi uygun ise de, değerlendirmede ağaç başına üretim miktarının ağaç sayısıyla çarpılması suretiyle ulaşılan ve ülke genelindeki ortalamanın üstünde olan 585 kg verim miktarına göre kamulaştırma bedelinin takdiri,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2008 yılı) mevkii ve şartlarına (kuru ya da sulu arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2008 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Buna göre zeytin ürününün İl Tarım Müdürlüğünün 2008 yılı verilerinde ortalama satış fiyatı 0,575 TL iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda 0,65 TL alınarak fazla bedele hükmedilmesi,
3-Bilirkişi kurulunca zeytinin yan ürünü olarak budama odunun da değerlendirmeye alınmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.