YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2641
KARAR NO : 2010/10957
KARAR TARİHİ : 16.07.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …
Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 1.114,616 YTL. alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; üst katta bulunan meskenlerin tamamının kanalizasyon borularının bir yerde toplanması nedeniyle mutfağının tabanında hasarlar oluştuğunu, yaptırdığı tespite göre bu durumun pis su tesisat projesinin fenne uygun olmamasından, tesisat borusunun yeterli genişlikte bulunmamasından ve rögarın akışının yeterli eğimde olmamasından kaynaklandığını, bu işlerin onarımı için 5.573.080.00 TL masraf yaptığını, yapılan bu masraftan fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere, davalıların payına düşen 1.114,616 YTL’nin davalılardan tahsilini istemiş; mahkemece, adresi tespit edilemeyen davalı …’a dava dilekçesinin ilanen tebliği için gereken masrafın davacı tarafından yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Ortak yerlerde yapılan onarım ve bakım bedelinin tahsili için açılmış olan alacak davalarında mecburi dava arkadaşlığı yoktur. Bu nedenle, dava dilekçesi Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilen davalı … yönünden işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkındaki davanın da yerinde olmayan gerekçelerle reddedilmiş olması,
2-Dosya içindeki bilgi ve belgelerden yargılama sırasında 24.01.2008 ve 01.05.2008 günlü oturumlarda mahkemece davacı tarafa 11 nolu bağımsız bölüm maliki …’a dava dilekçesinin ilanen tebliği için tebligat masraflarının yatırılması için süre verildiği, 09.10.2008 günlü oturumda da 20 günlük yine ilanen tebligat masraflarının yatırılması için kesin süre verildiği, bu oturumu izleyen 19.12.2008 günü de davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
./..
2010/2641-10957 -2-
HUMK.nun 163. maddesi hükmüne göre hakim, belirlediği sürenin kesin olduğuna karar verebilir ise de; Yargıtay uygulamalarına göre, bu kararın infaz edilebilir nitelikte olması, kesin süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun belirtilmesi, ayrıca süreye uymamanın doğuracağı sonuçların ilgilisine açıkça anlatılıp kendisinin bu konuda uyarılması ve bu hususların tutanağa geçirilmiş olması gerekir. Böyle bir ara karar gereğinin süresinde yerine getirilmemesi durumunda ancak mevcut kanıtlar da göz önünde tutularak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir.
Somut olayda; mahkemece, adresinin tespit edilememesi nedeniyle ilanen tebligat yapılacak davalı … olduğu halde, daha önce dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilen diğer davalı …’a dava dilekçesinin tekrar ilanen tebliği için süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça yapılması istenen işler ile bu işler için gereken masraf miktarının birer birer zapta geçirilmediği anlaşılmakla, kesin süreye riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.