Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2665 E. 2010/4462 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2665
KARAR NO : 2010/4462
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, dava dilekçesinde nüfus kaydında “….” olan soyadının “…” olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesinde mahkeme kararının kapsayacağı hususlar açıkça belirtilmiş olup, buna göre; kararın verildiği yargılamanın son oturumuna katılan Cumhuriyet Savcısının ad ve soyadı ile sicil numarasının gerekçeli kararın başlık kısmında gösterilmemiş olması doğru değil ise de bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkemenin gerekçeli kararının başlık bölümüne hakimden sonra gelmek üzere “Cumhuriyet Savcısı …. 109828” sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine, 23.03.2010 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/1-b maddesi ve bendinin birinci cümlesinde aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği, son cümlesinde de Nüfus Müdürlüğünün soyadı değişikliğinde eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği öngörülmüştür. Dosya içindeki nüfus aile kayıt tablosu ve karar örneğinden davacının soyadının Sarız Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.12.1983 gün ve 1983/87-163 sayılı kararıyla…. iken … olarak değiştirildiği ve davacının doğum tarihine göre soyadının düzeltildiği tarihte reşit olmadığı, babasının açtığı dava sonucu düzeltimin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının babası tarafından açılmış dava sonunda soyadının Nüfus Müdürlüğü tarafından yukarıda sözü edilen madde hükmü gereğince değiştirilmiş olması halinde davacı tarafından açılmış bir davadan sözedilemez. İdari nitelikteki soyadı değişikliğinin, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi haklı nedenlerin varlığı halinde davacının dava açma hakkını engellemesi sonucunu doğuracağından çoğunluğun davacının babası tarafından dava açmak suretiyle yapılmış bir soyadı düzeltmesi bulunduğu takdirde davanın reddi gerektiği yolundaki görüşüne katılmıyoruz. Bu halde mahkemenin soyadı değişikliği davasını kabul etmesi gerektiğinden mahkeme kararının yukarıda yazılı olan gerekçe ile bozulması gerektiği görüşündeyiz.