Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/3174 E. 2010/5389 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3174
KARAR NO : 2010/5389
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde davalıya ait taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu …. mahallesi … ada 17 parsel sayılı taşınmazın, davacı kurum tarafından kamulaştırıldığını, hak sahipleri tarafından bedel artırım davası açıldığını ve bu davanın kesinleştiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tescilini istemiş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Dava, niteliği itibariyle 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine dayalı tescil istemine ilişkindir.
Kamulaştırma Yasasının 17. maddesine göre tescil kararı verilebilmesi, kamulaştırma işleminin kesinleşmesi, bedel artırım davası açılmış ise bunun sonuçlanması ve bedelin ödenmiş ya da tamamının bankaya herhangi bir kısıtlama olmadan yatırılmış olması şartına bağlıdır. Somut olayda; Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya gönderilen Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığının 23.02.2010 tarih ve 7147 sayılı yazısında, kesinleşen kamulaştırma bedeli farkı olan 5.200 TL’nin ödenmesi konusunda belediyeye davacı ya da vekili tarafından bir müracaat olmadığı gibi, bu ilamın icraya konulmadığı, böylece artırılan bedelin ödenmediği bildirilmiştir. Bu halde yasanın aradığı ödeme şartı gerçekleşmediğine göre, mahkemece artırılmasına karar verilen bedel ve ferilerinin davalı tarafa veya mirasçıları adına kayıtsız ve şartsız olarak bankaya yatırılıp dekontunun ibraz edilmesi için davacı idareye uygun süre verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.